Anadolu Hayat Emeklilik, Mali Sistemler Dönüşüm Projesi ile geleceğini yapılandırdı

316 0
316 0

Anadolu Hayat EmeklilikAnadolu Hayat Emeklilik, Oracle iş ortağı Oraturk ile birlikte, Oracle E-Business Suite ve FAH modülünü kullanarak, Mali Sistemler Dönüşüm Projesi’ni hayata geçirdi. Proje sayesinde mali verilerin yönetim kademelerine, karar vericilere, hızla ve tam ihtiyaç anında sunulması sağlanırken, zaman ve işgücü kaynaklı BT maliyetlerinde tasarruf elde edildi.

Anadolu Hayat Emeklilik bünyesindeki göreviniz, kuruluşun faaliyetleri ve sektördeki konumu hakkında bilgi alabilir miyiz?

HALDUN AYDOĞDU: Yaklaşık bir yıl önce İş Bankası’nın IT bölümünden Anadolu Hayat Emeklilik’e transfer oldum. İş Bankası’nın çok güçlü bir iştiraki olarak bildiğimiz Anadolu Hayat Emeklilik, 1990 yılında Türkiye’nin ilk hayat sigorta şirketi olarak kuruldu. Bireysel emeklilik sisteminin de gelişiyle büyümeye devam etti ve özellikle bireysel emeklilikte başından bu yana pazar lideri konumunda. Türkiye’nin halka açık ilk ve tek emeklilik şirketi olarak da yerimizi korumaya devam ediyoruz. Pek çok bölge müdürlüğünden oluşan Anadolu Hayat Emeklilik, İstanbul’da iki bölgede, Ankara, Adana, Bursa, İzmir ve Antalya’da bölge müdürlükleri ile hizmet veriyor. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde de bir şubesi bulunan kuruluşumuzun ekosistemi içerisinde 300’e yakın gelecek planlama uzmanı, yaklaşık 250 civarında da acente yer alıyor. Bireysel emeklilikte hem katılımcı sayısı hem de fon büyüklüğüyle yüzde 21.5 ile pazar lideri olmamızın yanı sıra, 2011 kârından da hissedarlarımıza 40 milyon TL’lik nakit bir temettü dağıtmış bulunuyoruz.

Operasyonlarınızın içerisinde önemli bir yer tutan bir konuda bir dönüşüm projesi gerçekleştirdiniz. Mali Sistemler Dönüşüm Projesi öncesinde ihtiyaçlarınız nelerdi?

HALDUN AYDOĞDU: Halen paralelde devam etmekte olan sistem, AS400 üzerinde RPG kodlamalarıyla yazılmış, yani içeride geliştirilmiş uygulamalar bütününden oluşuyor. Bünyemizdeki hemen her fonksiyonel ekip, kendi muhasebesini birtakım muhasebe kurallarının kodları içerisinde yazmış durumda. Dolayısıyla ortak bir kurallar bütünü ve bunların ortak bir yerden yönetimi söz konusu değil. Bugün bir değişiklik yapmak istediğinizde koda girip, kodda bu iş nasıl yapılmış diye tekrar incelemeniz gerekiyor. Dolayısıyla hem bakımı hem de ileriye dönük beklentilere uygun olarak geliştirilmesi çok zor bir yapı söz konusu. İhtiyaçlarımız da buradan hareketle ortaya çıktı. En temel hedeflerimizden biri, mevcuttaki AS400 yapımızı daha açık platformlara taşımak, dolayısıyla temel sigortacılık uygulamamızı da modernize etmekti. Bu doğrultuda benim de ilk şart olarak gördüğüm şey, muhasebe sisteminin kaynak sistemlerden bağımsız, ayrı bir yerde duruyor ve merkezileştiriliyor olmasıydı. Dolayısıyla, dönüşüm projesi ile çok doğru bir adım atılmış bulunuyor. Böylece, 2013’te başlamayı planladığımız temel sigortacılık uygulamaları dönüşümümüzün de bir yerde altyapısını oluşturuyoruz. Bu çalışma kapsamında yapılan veri düzeltme ya da veriyi iyileştirme, geliştirme çalışmaları bile bizim için çok önemli bir hazırlık anlamına geliyor.

Bu dönüşüm için neden Oracle teknolojilerini tercih ettiniz ve size ne gibi faydalar sağlayacağını düşündünüz?

HALDUN AYDOĞDU: Oracle teknolojilerinin tercih edilmesinin ardında, alternatif şirketlerle birlikte gerçekleştirdiğimiz bir PoC çalışması yatıyor. Üç aylık bir dönemde, hızlı ve çok başarılı bir süreç geçirilmiş. Oracle E-Business Suit’in içerdiği finansal çözüm mimarisinin buraya sağlayacağı avantajlar da açıkça görülmüş. Çok modüler bir yapı söz konusu. Konsolide bir data modülü üzerinde çalışıyor olması da ayrı bir avantaj sağlıyor. FAH (Financial Accounting Hub) modülünün varlığı ve E-Business Suit içindeki finansal mimari bileşenlerin hepsi, aslında entegrasyon platformunda önemli bir fark yarattı. Zaten bir sonraki adım olarak gitmek istediğimiz yer, finansal mimari bileşenlerin hepsini hayata geçirerek, tamamen konsolide finansal bir çözüm üretebilmek. Bu konuda ilk fazı da başlattık.

Alper Bey, siz proje yönetimini üstlendiniz. Bu yeni altyapıyı ne kadar süredir kullanıyorsunuz?

ALPER EŞSİZOĞLU: Yeni yapı, 1 Ocak 2012’den itibaren paralel alanda çalışıyor. Beş aylık süreçte geldiğimiz nokta, bir buçuk-iki senelik yoğun çalışmamızın gerçek hayata ne kadar değdiğini anlamamızı sağladı. Bugün baktığımızda, geçirdiğimiz PoC sürecinin, ilk analiz safhalarının, analizden sonraki kurulumların, BT birimi ile iş biriminin titiz ve özverili çalışmalarının sonuçlarını, fiilen mali tabloyu oluşturan muhasebe bakiyelerinde görebiliyoruz. Paralel yürütme sürecinin yarısında olduğumuz bu noktada bile, mali verilerde neredeyse tam bir uyum yakalayabildiğimiz için, hedeflediğimiz faydaların tamamı, fiilen iş birimine yansıyor. Bu gerçekten fevkalade bir durum.

Sizce projenin en kritik noktaları nelerdi?

ALPER EŞSİZOĞLU: Elde etmeyi hedeflediğimiz faydaların bazıları çok kritikti. Bireysel emeklilik, başladığı 2003’ten bu yana başka bir işkolunda rastlayamayacağınız kadar kapsamlı değişikliklerle ilerliyor. Bütün bunlara adapte olmak için karar vericinin önüne tam ihtiyaç duyulan anda mali veriyi sunabilmeniz kritik önem taşıyor. Biz de, ?Mali verinin sahibi, mali birim, yani iş birimi olmalıdır’ diyerek işe başladık. Ürünün seçiminde ve proje süresince ekip olarak yönetimden aldığımız büyük desteğin en önemli gerekçesi de bu yaklaşımdı. Bu sayede, yönetimin talep ettiği bütün mali bilgileri en anlamlı ve hızlı şekilde verebilir hale geldik. Bu durumun bir finans şirketi için ne kadar kritik olduğu çok açıktır. Karar verici, fiili sonucu süreç devam ederken alabildiği sürece hızlı hareket edebilir ve daha doğru karar verebilir. İçeride hayat devam ediyor; yeni ürünler çıkıyor, satışlar, performanslar takip ediliyor… Bu süreç devam ederken, paralel yürüyen her iki sistemde, eğer yönetimi de iyi yapabiliyorsanız, amacınıza ulaşmışsınız demektir. Seçim doğru, kurgu da doğru… Yani gerek BT tarafında yazılım ve veri ekibinin, gerekse iş birimi tarafının uyum içinde, çok özverili çalışmasının sonucunu aldık. Ayrıca, bu sektörde Avrupa’daki ilk FAH uygulamasını biz hayata geçirdik, önümüzde bu bölgede başka bir örnek yoktu. Bu nedenle hem Oraturk, hem de bizim için çok heyecan verici bir proje oldu.

Veri düzenlemeden söz ettiniz. Bu konuyu biraz daha açabilir miyiz?

ALPER EŞSİZOĞLU: Özellikle FAH modülünün ihtiyaçlarından dolayı bir veri düzenleme işi ortaya çıktı. Kurum bizim gibi köklü ve İş Bankası gibi bir kurumla bağlantılı olunca, düzenleme, tarama, ayıklama süreci ve harcanan efor daha da önem kazanıyor. BT tarafındaki arkadaşlarımızın katkısı muazzamdır.

YALÇIN ZORMAN: Mevcutta kullanılan AS400 sistemi, aslında bundan beş-on yıl öncesinin ihtiyaçlarına göre tasarlanmış. Bütün veriler ona göre kodlanmış ve o şekilde içeriye akıtılıyor. Oysa biz, günümüzün üst yönetiminin karar vermek için ihtiyacı olan bilgileri baz alarak bu sistemi kurduk. Mevcut AS400 sisteminden, bu yeni sistemdeki ihtiyacımız olan verileri seçiyor olmak, BT tarafında ciddi bir iş yükü yarattı. Geldiğimiz nokta, bu sürecin büyük bir başarıyla tamamlanmış olduğunu gösteriyor. HALDUN AYDOĞDU: Bu işin gerçekleştirilebilmesi için gerçekten güçlü bir takım olma ihtiyacı söz konusu. Anadolu Hayat Emeklilik, “Ürünü alıp, kendim yaparım” deseydi, kesinlikle başaramazdı. Aynı şekilde tek başına Oraturk de yapamazdı. Bu projeyi birlikte yapmak durumundaydık, çünkü Anadolu Hayat Emeklilik, geçmişte ürettiği veriyi artık yeni bir formasyona sokarak FAH uygulaması üzerinde Oraturk’e teslim etti, onlar da bu işin geleceğini inşa etti.
Proje, temelde karar vericilerin beklediği verileri tam zamanında sunabilmeyi sağlayarak önemli bir iş beklentisine cevap vermesinin yanı sıra,

BT ekiplerinin verimliliğini artırmasıyla da öne çıkıyor. Bu noktaya da değinebilir misiniz?

HALDUN AYDOĞDU: Teknik ekipler, aslında hizmet birimleri olarak iş birimlerinin ihtiyaçlarına karşılık vermeye çalışıyorlar. Hep özlediğimiz ve hayal ettiğimiz, gitmeye çalıştığımız nokta ise taleplerin çok fazla yazılım eforu gerektirmeden, parametrik bir yapıda hızla gerçekleştirilebilmesidir. Oracle geliştirdiği bu çözümle, tüm iş faydalarının ötesinde, biz BT birimlerini bu hayal ettiğimiz ortama yaklaştırıyor. Geldiğimiz noktada, Finansal Hizmetler İş Birimi’nden gelen taleplerde ciddi bir azalma söz konusu. YALÇIN ZORMAN: Zaten projenin en önemli amaçlarından biri, IT üzerinden yükü almak. ALPER EŞSİZOĞLU: Artık iş birimi, muhasebeleşme ve raporlama anlamında veri yönetimini yapabiliyor. Mali veriler kontrolleri altında. Bu da BT tarafında zaman ve işgücü maliyetlerinden ciddi bir tasarruf anlamına geliyor.
Yalçın Bey, iş ortağı olarak siz de proje sürecini özetleyebilir misiniz?

YALÇIN ZORMAN: Anadolu Hayat Emeklilik Mali Sistemler Dönüşüm Projesi, Anadolu Hayat Emeklilik’in finans altyapısını Oracle platformuna taşıma önerimizle ilgili olarak sunduğumuz bir projeydi. Kuruluşta, mevcut AS400 gibi sistemlerden daha açık sistemlere geçişle ilgili çalışmaların olduğunu biliyorduk. Dolayısıyla kendilerine Oracle’ın bu konudaki ürünlerini sunduk. PoC çalışmalarında ne elde edeceklerini açıkça gördüler. Oracle E Business Suite altında Finans, Genel Muhasebe ve FAH (Financial Accounting Hub) modülleri ile başlandı ve Satın Alma, Stok, Borçlar Muhasebesi, Sabit Kıymetleri gibi modüller de ikinci fazda planlandı. FAH olarak belirtilen “Financial Accounting Hub” yeni bir çözüm ve özellikle finans kuruluşlarında, bankalarda ve sigorta şirketlerinde, operasyonel sistemlerde oluşan muhasebe kayıtlarının genel muhasebeye akmasını sağlayan bir arayüz sunuyor. Bir entegrasyon modülü diye de düşünebiliriz. Farklı sistemlerdeki kayıtların Oracle Finans’a akmasını düzenleyen FAH uygulamasını, biraz önce de söz edildiği gibi, sigorta sektöründe Avrupa’da ilk kez Anadolu Hayat Emeklilik’te hayata geçirdik. Önce, yaklaşık üç ay süren bir pilot proje yaptık ve mevcuttaki sistemlerden nasıl bilgi toplayacağız, ne gibi çıktılar toplayacağız gösterdik. Önce Anadolu Hayat Emeklilik’in bir ürününü seçip, o ürünün muhasebesini gerçekleştirdik. İki-üç ay sonra da gerçek proje 16 Mart 2010’da onaylandı. Veri düzenleme kısmı da dahil olmak üzere yaklaşık bir buçuk, iki senede projeyi başarıyla paralel kullanıma geçirdik.

Yalçın Bey, Oracle iş ortağı olmanın avantajlarını nasıl yaşıyorsunuz? Neden Oracle teknolojilerini tercih ediyorsunuz?

YALÇIN ZORMAN: Oracle’ın vizyonu, yönetim anlayışı, yol haritaları, her zaman doğru bir iş ortaklığı yaptığımızı kanıtlar nitelikte oldu. Bugün Oracle’ın dünyada geldiği nokta da bunu gösteriyor. Oracle’ın da vizyonu hakikaten çok başarılı. Ayrıca, pazarda artık Oracle’ın çok fazla bir rakibi de yok. Şirketlerin BT bütçelerinin çok önemli bir bölümünü Oracle’a ayrılacağını öngörüyoruz ve yıllardır da bu böyle oluyor.

Etiketler

Yorum Sırası Sizde