Oracle iş ortağı Gantek Teknoloji, sunucu, depolama birimleri ve işletim sistemlerinde sahip olduğu derin yetkinliklerinden ötürü, öncelikle Alt Yapı Bulut Servisleri’ne (IaaS) odaklandı. IaaS başlığı altında, “Compute”, “Storage”, “Network”, “Container”, “Ravello”, “Cloud Machine” konularında uzmanlaşan Gantek, müşterilerine IaaS geçişlerinde gereken profesyonel hizmetleri sağlıyor. Gantek’in buluta yönelik yaklaşımı ve IaaS tarafındaki Ravello uzmanlığı hakkında, Profesyonel Servisler Direktörü Asiye Yiğit ile görüştük.

gantek, oracle

Gantek Teknoloji Hakkında

1987 yılında kurulan Gantek, Türkiye bilişim sektörünün köklü kuruluşlarından biri olarak, 10’u aşkın ülkede sürdürdüğü faaliyetleriyle küresel bir şirket konumunda. Sistem entegrasyonu alanında güçlü kadrosu ve çözüm ortaklarıyla ileri bir uzmanlık düzeyi ve geniş bir deneyim birikimini temsil ediyor. Katma değerli sistem entegratörü olarak, iş ortakları ile birlikte müşterilerinin iş ihtiyaçlarına uçtan uca çözüm sunuyor. Gantek’in çözüm ortaklarıyla işbirliği içinde sunduğu ürün ve hizmetler, bilgi teknolojileri alanında sunucu, veri depolama, işletim sistemleri, sanallaştırma, yedekleme, iş sürekliliği, güvenlik uygulamaları, bulut bilişim; kurumsal iş çözümleri alanında ise, telekom kaynak & gelir yönetimi, telekom OSS/ BSS ve orta katman çözümlerine kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor.

Gantek, profesyonel hizmetler çerçevesinde müşterilerine, kurulum, 7×24 destek-bakım, eğitim-danışmanlık, dış kaynak kullanımı hizmetleri sunuyor.

Gantek Profesyonel Servisler Ekibi, kuruluşun sunucu, depolama birimleri ve işletim sistemlerinde sahip olduğu yetkinliklerden ötürü öncelikle IaaS altında yer alan “Compute”, “Storage”, “Network”, “Container”, “Ravello”, “Cloud Machine” başlıklarını gündemine aldı. “Cloud Machine” kapsamındaki Oracle Cloud Machine, Exadata Cloud Machine ve Exalogic Cloud Machine üzerine uzmanlık geliştiren ekip, bu ürün ve servislerin satışlarının yanı sıra IaaS yapılarına geçiş için gerekli profesyonel servisleri de müşterilerine sağlıyor. Platform as a Service (PaaS) tarafında ise özellikle “data management” başlığı altında yer alan veritabanı hizmetlerine, Oracle, NoSQL, MySql dahil, veritabanı yedekleme hizmetlerine odaklanılmış durumda. Ayrıca Gantek, “Management” başlığı altında konumladığı “uygulama performans yönetimi”, “altyapı izleme”, “log analitiği”,  “IT analitiği” konularında da uzmanlık geliştirmeyi hedefliyor. 

Profesyonel Servisler Direktörü Asiye Yiğit, müşterilerinin özellikle kendi ortamlarında bulut teknolojilerine sahip olma fikrini çok sevdiğini belirtiyor. Bu konuda takip ettikleri birkaç büyük proje bulunuyor. Asiye Yiğit konuyla ilgili görüşlerini şöyle ifade ediyor: “Özellikle yazılım geliştirme firmaları, test & geliştirme işlerini Oracle’ın PaaS hizmetini kullanarak “public cloud” üzerinde yapmayı seviyorlar. Buluta yönelik regülasyonların netleşmesi ile bulut servislerinin kullanımında çok fazla artış olacağı kesindir. Mevcut yapının buluta taşınmasıyla ilgili profesyonel servislerimizin artmasını bekliyoruz. Oracle Exadata Cloud Machine üzerine mevcut veri tabanlarının aktarım projelerinde de önemli rol alabiliriz.”

Bir veri merkezinde olması gereken tüm alt yapı bileşenleri, Gantek Profesyonel Servisler Ekibi’nin ilgi alanı içerisinde yer alıyor. Yani sunucular, depolama birimleri, işletim sistemleri, yedekleme yazılımları, veritabanları, iş sürekliliği çözümleri, sanallaştırma çözümleri ve bulut teknolojileri… Elbette, teknoloji hızla geliştiği için yeni teknolojileri de takip etmeye, uzmanlıklarını sürekli geliştirmeye çalışıyorlar.  

Ekip olarak, Oracle’ın tüm sunucu ailesi konusunda (x86/x64 mimariden içinde M7, S7, T5, T7 modellerini barındıran SPARC  sunucu ailelerine kadar), ayrıca Exalogic, Super Cluster, Zero Data Loss Recovery Appliance, Oracle Database Appliance, Oracle Private Cloud Appliance ürünlerinde de yetkinliğe sahipler. Oracle’ın, yazılım ve donanımın ihtiyaca dönük olarak birlikte en uyumlu şekilde çalışacağını garanti eden Appliance çözümlerine önemli yatırımlar yapıyorlar. Exadata’nın Türkiye’de ilk kurulum yetkinliğini alan iş ortağı olarak da bilinen Gantek, Exadata kurulumunun yanı sıra veritabanı yapılandırmalarını, migration ve taşıma işlemlerini de gerçekleştiriyor.

Oracle Ravello Bulut Servisi

Gantek’in uzmanlık geliştirdiği Oracle Ravello Bulut Servisi ile mevcut VMware veya KVM tabanlı veri merkezi iş yüklerini, VM’lerde, Network’de veya depolama biriminde bir değişiklik yapmaya gerek kalmadan, Oracle Public Cloud, Amazon Web Services veya Google Cloud üzerine taşıyabiliyorsunuz. Ravello’nun işlevini bu şekilde özetlemek mümkün olsa da detaylarına erişmek ve nasıl uygulandığı konusunda bilgi edinmek için Gantek Profesyonel Servisler Direktörü Asiye Yiğit tarafından kaleme alınmış iki makaleyi inceleyebilirsiniz. İlgilenenler için daha açıklayıcı olacaktır.

Gelecek Hedefleri

Gentek, IaaS ve PaaS tarafında yetkinliklerini geliştirmeye ve müşterilerine destek olmaya devam etmeyi hedefliyor. Yine bulut odağında olmak üzere Büyük Veri, Nesnelerin İnterneti, Uygulama Güvenliği ve Veri Güvenliği alanlarında da çok yakın gelecekte önemli fırsatlar gören Gantek, bu konularda da yatırım yapmaya başlamış durumda. 

Asite Yiğit Kimdir?

1997 yılında Oracle iş ortağı Gantek Teknoloji’de Sistem Destek mühendisi olarak çalışmaya başlayan ve 2012 yılından bu yana Profesyonel Servisler Direktörü olarak çalışan Asiye Yiğit, İstanbul Avcılar 50. Yıl İnsa Lisesi’nde orta öğretim ve lise eğitimini tamamladı. İstanbul Üniversitesi Elektronik Mühendisliği’nden bölüm ikincisi olarak mezun oldu. Ardından, İstanbul Teknik Üniversitesi Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği Bölümü’nde Devre ve Sistemler Anabilim Dalı’nda yüksek lisans programını tamamladı. Asiye Yiğit, lise ve lisans öğrenimi boyunca karşılıksız Hacı Ömer Sabancı Bursu aldı.

Oracle Ravello Cloud Services hakkında ayrıntılı bilgi için Asiye Yiğit tarafından kaleme alınmış makaleleri indirebilirsiniz:

Oracle Ravello Cloud Services

Oracle Ravello Cloud Services Pratik

Oracle Cloud ve Oracle Private Cloud Appliance hakkında ayrıntılı bilgi için Asiye Yiğit tarafından kaleme alınmış makaleleri indirebilirsiniz:

Oracle Cloud

Oracle Private Cloud Appliance

Etiketler

Yorum Sırası Sizde (0)

Genom Bilişim ekibi, 2013 yılında yazılım geliştirme ve test ortamlarını buluta taşımaya karar verdi. Çünkü farklı müşteriler için farklı büyüklükte geliştirme ve test ortamına gerek duyuluyordu. Bir sunucu odası tutmak ve işletmek hem zor hem de maliyetliydi. Bu nedenle ilk önce geliştirme ve test ortamları, ardından da tüm uygulama ortamları buluta aktarıldı. Bugüne kadar üç farklı firmadan alt yapı bulut hizmeti alan Genom Bilişim, sonunda Oracle’ın bulut servislerinde karar kıldı. Çünkü ulaşım hızı ve fiyat ölçütleri açısından en iyi performansı Oracle gösterdi.

Genom Bilişim Hakkında

2000 yılındaki kuruluşundan bu yana Oracle ürün ve teknolojileri üzerinde etkinliklerine yön veren Genom Bilişim, orta ve büyük ölçekli kuruluşlar için kurumsal uygulamalar geliştiriyor ve aynı zamanda proje temelli yazılım hizmetleri sunuyor. İnsan Kaynakları ve Kurumsal Kaynak Planlama yazılım ürünleri ile öne çıkan Genom Bilişim, bu ürünlerini uzun yıllara dayanan deneyim ve uzmanlığını yeni teknolojilerle besleyerek, kesintisiz olarak geliştirmeye devam ediyor.

Genom Bilişim Yönetim Kurulu Üyesi Fevzi Öztürk konu ile ilgili, “Alt Yapı Servislerini (IaaS) müşterilerimize sunmadan önce kendimiz deneyim kazandık. Bu sayede içimize sinerek müşterilerimize de Oracle Alt Yapı Servisini kullanmalarını önerebiliyoruz. Alt Yapı Servislerinin (IaaS), buluta geçiş için en doğru nokta olduğuna inanıyoruz. Birden fazla ve değişik platformlarda çalışan yazılımlar kullanan tüm şirketler, bulut çözümlerine yönelerek rekabet avantajı sağlayabiliyorlar. Ancak en büyük faydayı, güncel yazılımları kullanmak isteyen ama bunları kuracak, yönetecek, bakımlarını sağlayacak imkanı olmayan KOBİ’lerin elde edeceğini düşünüyoruz. Oracle’ın, servislerinin kapsamı ve yaptığı yatırımlarla, buluta giden yolda en doğru çözümleri sunduğuna inanıyoruz.” şeklinde konuştu.

2000 yılında kurulan Genom Bilişim Teknolojileri, uçtan uca Oracle teknolojileri üzerinde geliştirme yapan bir yazılım firması. Hem kurucuları hem de yazılım ekibi, Oracle teknolojileri üzerine odaklanmış bir kariyer gelişimine sahipler. Genom İnsan Kaynakları ve Genom Kurumsal Kaynak Planlama olmak üzere iki kurumsal yazılım paketi bulunan kuruluş, Oracle teknolojileri üzerinde proje bazlı çalışmalar da yürütüyor.

Yazılım Geliştirme Müdürü Tolga Yılmaz, “Bir teknoloji firması ve özellikle Oracle iş ortağı olarak, buluta yönelimin farkında olmamak imkansızdı” diyor. Bulut tarafındaki gelişmeleri başından bu yana çok yakından takip eden Genom, 2013 yılında IaaS yani Alt Yapı Servislerinden önce kendi içinde yararlanmaya karar verdi. Böylece yazılım geliştirme ve test ortamlarını buluta taşıdı. Bunu yapmaktaki temel hedefleri sunucu maliyetlerinden kurtulmaktı. Genom, yaygın kullanılan iki farklı kuruluştan bulut hizmet almayı denedi ve bu süreçte uygulama ortamlarını da buluta taşıdı.

“Oracle Alt Yapı Servisleri, yazılım geliştirme süreçlerimizde esneklik, özgürlük, hız ve performans kazandırdı.”  Tolga Yılmaz – Genom Bilişim Yazılım Geliştirme Müdürü

Oracle Alt Yapı Bulut Servisleri ile Buluşma

Tolga Yılmaz, buluta geçiş sonrasında bulut tarafındaki beklentilerinin arttığını, Oracle’ın bu konudaki yatırımlarını da takip etmeye başladıklarını belirtiyor ve ekliyor: “Beklentilerimiz artarken, buluta dair vizyonumuz da yeni bir boyut kazandı. Mevcut sağlayıcılardan aldığımız hizmet bize yetmemeye başladı. Bu süreçte, Oracle’ın bulut odağı ve IaaS alanındaki atılım ve yatırımları da çok dikkat çekici bir hale gelmişti. Biraz daha yakından baktığımızda, en iyi çözümü Oracle ile elde edebileceğimizi gördük.”

Oracle Nasıl Fark Yarattı?

Peki, Oracle’ın farkı neydi? İki önemli rakip oyuncu ile deneyimi olan Genom, Oracle’ın sunduğu hizmetin farkını kolayca değerlendirebilme şansına sahipti. Çünkü ne bilgisayarları, ne de internet hızları değişmişti ama test ve geliştirme ortamlarında gözle görülür bir performans ve hız artışı elde etmişlerdi.

Tolga Yılmaz, aradaki farkı şu sözlerle aktarıyor: “Sadece hizmeti aldığımız sağlayıcıyı değiştirerek, ciddi bir performans ve hız artışı elde ettik. Oracle’ın destek gücü de rakiplerinden çok öndeydi Örneğin daha önce servis aldığımız firmalarda da yaşadığımız bir sıkıntı vardı. Sunuculardan birine erişmedik, çökmeler oldu. Diğer firmalar bu sorunu ilettiğimizde ilgisiz kaldılar ve sorunumuzu çözmeye yanaşmadılar. Oracle ise sorunu araştırdı, çözümü buldu ve uyguladı. Artık bu konuda hiç bir sorun yaşamadan ilerliyoruz. Bunu Oracle’ın destek ekibinin uzmanlığına ve ilgisine borçluyuz. Bunların yanı sıra Oracle, fiyat/performans dengesini de çok net bir biçimde ortaya koydu. Daha önce bu netliğe sahip değildik. Önümüzü görmek, planlama yapmak Oracle ile birlikte mümkün hale geldi. Ayrıca biz, Oracle’ın bulut servislerini sadece IaaS ile sınırlamayacaktık. PaaS ve SaaS tarafında sunduklarından da yararlanabilecektik. Bugün baktığımızda, IaaS, PaaS ve SaaS alanlarının üçünü de bu şekilde kapsayan ve bu kadar yatırım yapan başka bir teknoloji şirketi yok. Bulut veri merkezlerinin donanım ve yazılım altyapısının gücünü, performans ve kapasitesini de düşünecek olursak, genel olarak baktığımızda gerçekten bulutta rakipsiz durumda.

Müşteriler Ne Düşünüyor?

Kendi yazılım geliştirme ve hizmet ortamını buluta alan Genom, durumundan son derece memnun. Ancak, gitmek istedikleri asıl nokta, ürünlerini ve müşterilerini buluta taşımak. Bunun için öncelikle veritabanı sunucusunu bulut üzerinden kullanmaya ve müşterilerine sunmaya başlayacaklar. İK ve ERP ürünlerini de bu altyapının üzerine koyarak müşterilerine ulaştırabileceklerine inanıyorlar.

Tolga Yılmaz, bu konudaki düşüncelerini de şu sözlerle aktarıyor: “Dünya buluta yöneliyor, bu çok açık. Kimsenin buluttan kaçışı yok. Bulut yolculuğunda en kolay ve emin olan başlangıç yolu ise IaaS. Biz müşterilerimize, “Tereddütleriniz varsa IaaS ile başlayın” diyoruz. Çünkü orada birebir her şeyi görüyorsunuz. Kendinizi bulut kültürüne ve çalışma metoduna alıştırabiliyorsunuz. Ardından PaaS ve SaaS ile devam edebilirsiniz. Tabi Türkiye’de bankalar ve finans şirketleri yasal denetimlerden ötürü çok sıcak bakmıyorlardı buluta ama Oracle bu noktada da İstanbul’da Turkcell ile birlikte kurduğu bulut veri merkezi sayesinde tereddütleri ortadan kaldırıyor.”

Etiketler

Yorum Sırası Sizde (0)

”Uygulama Geliştirme Çağı Oracle ile Yeniden… (Bölüm 1)” yazısını okumak için tıklayın.

2010 yılında açık kaynak bir proje start-up’ı olarak hayatına başlayan ”Docker” şirketi konteyner teknolojilerine yön ve isim veren bir öneme sahiptir ve ayrıca pek çok standartın da yaratıcısı olmuştur. Yapılan bağımsız araştırmalar Docker kullanımının en çok geliştirme ve geliştirme yaşam döngüsü yaşatma amaçlı kullanıldığını göstermektedir. Eski uygulamaların modernizasyonunda kullanım biçimi daha gerilerden gelmektedir. İşte bu noktada Oracle’ın PaaS katmanından sunduğu Java Cloud Service (Weblogic Cloud) mevcut J2ee iş yüklerinin en kolay yoldan bulut bilişime kavuşturulmasını için ideal modernleştirme yöntemi olarak göze çarpmaktadır. Kurum için o andan sonra geliştirilecek yeni ürün ve servisler ve bunların yaşam döngülerinin otomasyonu için konteyner teknolojilerinin kullanımı konusundaki Oracle’ın yaklaşımı mevcut B.T. yaklaşımı ile birebir paralellik göstermektedir.

Oracle’ın Docker dünyasına ve teknolojilerine olan ilgisi ve odağı her geçen gün artmaktadır. Oracle sırasıyla konteynerlerin yönetimi için StackEngine, (http://www.infoworld.com/article/3017922/application-virtualization/3-reasons-why-oracle-bought-stackengine.html) API yönetimi ve geliştirme ortamı için Apiary (https://venturebeat.com/2017/01/19/oracle-acquires-api-development-startup-apiary/), Docker merkezli “CI/CD” için Wercker (http://blog.wercker.com/oracle) satın almalarıyla “DevOps” disiplini için benzersiz bir platforma ulaşmayı hedeflemiştir. Bu noktada, Oracle bulut platform hizmetlerinin pek çoğunun provizyonlamasıyla birlikte ücretsiz gelen ve yine platformun bir parçası olan ve doğal olarak entegre bir yapı sağlayan “Developer Cloud Service” hizmeti de tıpkı Wercker gibi DevOps disiplinini yaşatmak için tasarlanmış “CI/CD” ürünü olduğundan da parantez açarak bahsetmek gerekir.

Konteyner hizmetinin altında geliştiriciler için konforlu bir yaşam döngüsü sağlamak adına, bileşenlerin yönetimi, uygulama paketleme ve devreye alma, konteynerlerin orkestrasyonu ve operasyon yönetimi alt parçaları bulunmaktadır. Oracle, Teksas’da geçtiğimiz Nisan ayında Docker tarafından düzenlenen konferansta veritabanı, uygulama sunucusu gibi belli başlı ürünlerinin artık Docker Hub altından Oracle sertifikasyonu ile konteyner teknolojileri içinde kullanılabileceği açıkladı. Tamamen açık kaynak ve tam destek verecek şekilde Docker’in kendi marketinde tüm geliştiricilerle paylaştı.  (http://store.docker.com , http://github/oracle/docker-images)

IaaS katmanı üzerinden sunulan “Konteyner(Container)” hizmeti ile PaaS katmanı üzerinden sunulan “Uygulama Konteyneri (Application Container)” hizmeti arasındaki temel fark, konteyner hizmetinde ister Oracle’ın kendi Docker marketinden istenirse de Docker Hub açık kaynak marketinden endüstri standartı Docker imajlarının orkestrasyonlarının yapılabilmesi, ”Uygulama Konteynerı” hizmetinde ise örneğin Node.js veya Php ile geliştirilmiş bir uygulamanın belirli kurallarla ziplenerek platformun içine gömülü ancak son kullanıcının farkına çok da varmadığı konteynerlerin orkestrasyonların yapılabiliyor olmasıyla anlatılabilir.

Uygulama Konteyneri, bir kurumun mikroservis olarak tasarlanmış uygulama parçacıklarını konteyner teknolojilerini bilmeden en kısa yoldan paketlemek ve devreye almanın ve orkestrasyon yapabilmenin yoludur. Docker dünyasında yeterince tecrübe edinmemiş ancak mikroservis geliştirme disiplinine ulaşmış geliştiriciler ve kurumlar için en ideal platform hizmeti olarak düşünülebilir. Yine IaaS katmanı üzerinde istenirse tamamen yönetimi geliştirciilere bırakılmış olan kendi imajını yarat ve kullan mantığıyla çalışan “Compute Cloud” hizmetimiz de servis edilmektedir. Konteyner kullanan ancak orkestrasyonunda terzi usulü kuruma özelleştirilmiş yapılar için de Oracle’ın bulut bilişim altyapısı kullanılabilmektedir. Özellikle Türkiye’de açılacak olan veri merkezi ve kurumların yerinde çalışan bulut makineleri düşünüldüğü zaman Oracle’ın salt fiziksel altyapısı da uygulama geliştiriciler için bir seçenek olmaya devam etmektedir.

Geçtiğimiz Nisan ayı içinde Oracle ile birleşmesiyle sonlanması beklenen Wercker işbirliğiyle birlikte tipik bir DevOps senaryosunun tamamı devreye alım (canlı veya test ortamları) noktasına kadar Oracle bulut platformları dışında tamamen geliştiricilerin halihazırda kullandıkları ortamlarda otomasyona tabi tutulabilmektedir. Herhangi bir geliştirici, GitHub üzerinde derlediği kaynak kodunun kütüğe işlenmesinin ardından mikroservis olarak devreye alınmak üzere yine herhangi bir konteyner teknolojisi ile paketlenerek istenilen bulut sağlayıcısının ortamında devreye alınmak üzere otomasyona girmesin sağlayabilmektedir.

Yazar: Kıvanç Güler / Cloud Digital Domain Sales Consultant at Oracle
Etiketler

Yorum Sırası Sizde (0)

Her ne amaç için olursa olsun, hangi araç ve yöntem kullanılırsa kullanılsın, uygulama geliştirme süreci, beraberinde bir geliştirme yaşam döngüsü disiplini ile yaşamak durumundadır. Geliştirme yaşam döngüsü, tıpkı uygulama geliştirme araçları ve yöntemleri gibi çoğu zaman yazılımın teknolojisinden bağımsız bir biçimde Bilgi Teknolojileri endüstrisi ile buluşur. Şimdilerde, B.T. endüstrisi, “DevOps” ve bundan türeyen “ProdOps”, “TestOps” gibi disiplinleri konuşmaktadır. Doğal sonucu olarak da teknoloji sağlayıcıları çeşitli ürünler, servisler geliştirerek ve hatta gerektiğinde seri satın almalarla birlikte geliştiriciler ekosistemine ulaşmaya çalışmaktadır. Özellikle Oracle daha önceki yıllardan farklı olarak, hiç erişmediği geliştiriciler ve geliştirme platformlarıyla çok daha yakından ilgilenirken “Agnostic” bir yaklaşım sergilemektedir.

Bilgi teknolojileri için son yıllardaki en büyük dönüşümün ‘Bulut Bilişim Dönüşümü’ olduğunu sanıyorum kabul etmeyenimiz olmayacaktır. Bulut Bilişimi, “public”, “private”, “hybrid” ve hatta tüm bunların kombinasyonu ve çeşitliliği ile sunduğumuz, sunarken de evrildiğimiz bir dönemi yaşamaktayız. Dijital dönüşümün doğal bir sonucu ve aynı zamanda da tetikleyicisi olan dijital bozulma, iş kollarının fikir ve modellerinin hızlı ve çevik bir şekilde ürünleştirilerek hayata geçirilmesi zorunluluğunu çok net ortaya koymuştur. Başarısızlık hikayeleri işte bu çevikliğe adapte olamamış örneklerle doludur. Bugünün kazananlarının ortak özelliğini ise, iş kollarının hızını ve çevikliğini taşıyan B.T. platformlarında aramak gerekir. En popüler örnek olarak, “Netflix”, günde 20 kezden fazla güncelleme devreye alımını sıfıra yakın bir kesinti yönetimiyle yaptığından gururla bahsetmektedir.

Dijital dönüşümle birlikte yol alan Bulut Bilişim dönüşümü aynı zamanda uygulama geliştirme, yaşatma ve otomasyon kurma operasyonlarının tamamını da değiştirmekte ve kartların yeniden dağıtılmasını sağlamaktadır. Bu dönemde karşımıza çıkan en büyük değişimlerden biri de geliştiriciler ekosisteminde yaşanır. Geliştirilmekte olan ürünün tüm katmanlarında çalışan yani “Full Stack” diye adlandırılan geliştiricilerin yanında sadece iş mantıklarını ve ürünün entegrasyonlarını geliştiren “Back-End” ve sadece kullanıcı deneyimine odaklanmış olan “Front-End” geliştiriciler bir arada ahenkle çalışarak en hızlı ve çevik yoldan ürün ve servisi pazara kazandırmaya kilitlenmiş olurlar. Bazen de bu ekipler farklı coğrafi noktalarda çalışarak geliştirme yaşam döngüsünü sürdürmek ve kesintisiz üretmeye devam etmek isterler. İşte bu noktada kurumların seçtikleri platformlar ve geliştirme metotları, tüm bu farklı geliştirici profillerinin beklentilerini eksiksiz karşılamak ve onları bütünüyle tatmin etmek durumundadır. Son dönemde yaptığınız işe alım görüşmelerinde bu profilleri ve eskisinden farklı olan bu beklentileri de gözlemlemiş olmalısınız.

Özellikle girişimciler (start-up) ve küçük işletmeler Bulut Bilişimle ilk tanışan ve Bulut Bilişimin nimetlerinden ilk faydalanan kitle oldu. Kabaca bulutta doğan girişimler ve uygulamalar bu şekilde pazarda yerini en önlerde almaya başladı. Daha sonra orta ve büyük ölçekli firmalar “Cloud Native” diye adlandırılan bulut doğumlu uygulamaları kendi kurumlarında da görmek istediler ve bu yeni nesil uygulama geliştirme mimarisine daha yakından incelemeye başladılar. “Cloud Native”, uygulama yazılımının ayrılabilecek en küçük mantıksal parçalara ayrılarak, küme halinde her şey servis gibi tasarlanması ve her bir modül için en uygun programa dilinin kullanılabilir esneklikte olup ve sunulurken Bulut Bilişim sunum yöntemlerinden faydalanması olarak tanımlanabilir.

“Cloud Native” uygulama geliştirme mimari yaklaşımı, yetkinlik anlamında sırasıyla “DevOps”(otomatik provizyonlama, kurulum, sürdürülebilir entegrasyon ve teslimat, otomatik test yönetimi ve çeviklik, kültür değişikliği), “Her şey servis” (altyapının ve yazılımın servis olarak tüketilmesi, otomatik, elastik büyüme küçülme ), “Microservices” (minimal fonksiyonlar, servis tanımlama, önce API, Polyglot, arındırılmış bağımlılık), ”Dağıtık Bilişim” (çok bölgeli, farklı bulut tedarikçileri, global sunucu ve dağıtıcılar, replikasyon) unsurlarını içermelidir.

Bunlarla birlikte hızlıca uygulama geliştiricilerin hayatındaki değişikliklere bakacak olursak;

  • 12-18 ayları bulan geliştirme ve devreye alma zamanlarının artık günler ve hatta saatler mertebesine iner
  • Merkezi geliştirme takımlarından dağıtık takımların farklı profillerdeki  yazılımcıların bir arada ahenkle çalıştığı organizasyonlara devşirilir
  • “Monolithic” yani tek bir uygulama geliştirme dili ve disiplini ile yapılmış ve büyük yazılım çıktılarından “Microservices”, “Polyglot” yöntemleriyle geliştirilmiş daha küçük yazılım parçalarına dönüşür
  • Yeni bir uygulama daha geliştirmek yerine kullanıcı deneyim çeşitliliğine önem verilir
  • Fonksiyonellikten çok önce API’ni tasarla yaklaşımını ön plana çıkarır

Esasen, geliştirme süreçlerinde şelale modelinden çevik modele şimdi de DevOps disiplinine, uygulama mimarilerinde tek katmanlı yapılardan çok katmanlı yapılara şimdi de “Microservices” yaklaşımına, devreye alım ve paketleme yöntemlerinde fiziksel sunuculardan sanal sunuculara şimdi de “Containers” teknolojilerine, altyapı hizmetlerinde kurum içindeki sunucu merkezlerinden host edilen merkezlere şimdi de Bulut Bilişime doğru bir evrimleşme söz konusudur. “DevOps” kavram gereği evrimin bu noktasındaki tüm bu pratikleri kapsamaktadır. Hedeften çok bir yolculuktur, alet edevatlarla desteklenir ancak daha çok bir düşünce biçimdir, bir “toolset” değildir. Ana amacı, geliştiricilerle operasyon takımları arasındaki anlık bağımlılıkları ortadan kaldırmaktır. İlave olarak yazılım yaşam döngüsünün otomasyona bağlanarak geliştiriciler için çok daha çevik bir ortamın, yazılım üretiminin önündeki operasyonel engelleri kaldırmaktır. DevOps aynı zamanda altyapı kaynaklarının etkin kullanılması sayesinde kurumlara ciddi tasarruflar sağlamaktadır.

Oracle, uygulama geliştirme dünyasındaki bu radikal değişiklikleri iki farklı yaklaşım biçimiyle ele alır;

  • Modern, bulut doğumlu uygulama geliştirme: Uygulama konteynerleri, hızlı ve modern uygulama geliştirme araçları, kurumsal mobil uygulamalar için hem yeni nesil kullanıcı deneyimini hem de arka plandaki mobil gereksinimleri kapsayan  çözümleriyle kurumların ihtiyaç duydukları çevikliği sağlamayı hedefler.
  • Mevcut iş yüklerinin modernizasyonu: Mevcut kurumsal Java, J2EE iş yüklerini, veritabanı ve altyapı bileşenlerini bulut bilişim tüketim biçimlerine uygun hale getirmeyi hedefler.

Son zamanlarda popüler bir söylem olan ‘Dijital Ekonomi’ ve isterleri, modern B.T. mimarisini inovasyonu hızlandıran bir platform olarak görmektedir ve tüm kurumsal uygulamaların SaaS modeli ile sunulmasını, önce API yaklaşımının benimsemesini ve Mikroservislerle geliştirilmesi gerekliliğini işaret etmektedir.

Oracle Bulut Platformu Uygulama Geliştirme ürünleri, modern B.T. dünyasının hemen hemen tüm ihtiyaçlarını karşılamak ve yukarıda anlatılan tüm beklentileri karşılamak için tamamen yeninden yaratıldı. Seri satın almaların da yardımıyla görece hızlı bir biçimde bulut pazarında yerini alan Oracle uygulama geliştirme ürün ve servisleri tüm geliştirici tipleri ve isterleri için IaaS ve PaaS katmanları üzerinde doğal olarak  entegre edilmiş bulut servisleri olarak benzersiz deneyimler sağlamak için tasarlandı.

Kurumsal uygulamaların geliştirme süreçleri her ne kadar basit tutulmak istense de, işin doğası gereği pek çok kompleks entegrasyon ve teknoloji parçaları ile uygulama geliştiriciler zamanla baş etmek durumunda kalırlar. İşte bu noktada Oracle eksiksiz bir platformu entegre bir biçimde sunarak diğer büyük Bulut Bilişim rakiplerinden farklılaşmaktadır.

Modern uygulama geliştirme platformunun ve “DevOps” disiplinin en kritik parçalarından biri olan konteyner teknolojileri sayesinde mikroservislerin paketlenerek devreye alınmaları mümkün olabilmektedir. Uygulama geliştirme modernizasyonu kapsamında hem bulut doğumlu uygulamalar geliştirilirken hem de mevcut uygulamaların bulut platformuna taşınması ve modernleştirilerek hayatlarına devam etmeleri sağlanması bakımından konteyner teknolojileri son dönemde müşterilerimizden çok sık talep aldığımız konuların başında gelmektedir. Kurumsal çevikliğe ulaşmak, kaynakların daha etkin kullanılarak tasarrufun sağlanması ve de özellikle uygulama geliştirme ve yaşatma yaşam döngüsünün hızlandırıcısı olması bakımından konteyner teknolojilerinden faydalanmaktayız.

”Uygulama Geliştirme Çağı Oracle ile Yeniden… (Bölüm 2)” yazısını okumak için tıklayın.

Yazar: Kıvanç Güler / Cloud Digital Domain Sales Consultant at Oracle
Etiketler

Yorum Sırası Sizde (0)

etstur, oracle

Ticari büyümesini destekleyecek yeni bir bütçe planlama ve raporlama aracına ihtiyaç duyan Etstur, aradığı çözümü bulutta buldu. Oracle iş ortağı GTech ile birlikte yürütülen proje ile Oracle Hyperion kullanmaya başlayan Etstur, iş kullanıcılarına Oracle Bütçe Planlama ve Tahminleme Bulut Servisi’ni sunmaya başladı. Eskiden çok ciddi bir zaman alan rapor üretimi, bulut çözümü sayesinde dakikalara indi. Ayrıca, Hyperion geçişi ile birlikte verilerin hazırlanması sürecinde mevcut olan manuel işlemler ortadan kaldırıldığı için hata riski de minimize oldu.

Etstur Hakkında

1991 yılında paket tur ve otel konaklama hizmetleri vermek üzere kurulan Etstur, kısa sürede hizmet yelpazesine eklediği ürünler ve bünyesine kattığı markalar ile turizm sektöründe lider pozisyona geldi. Kuruluş yıllar içerisinde oluşturduğu, daha sonra Etsgroup çatısı altında toplanan, Voyage Hotels, AtlasGlobal, Didimtur, Jetset, Maxx Royal Resorts, Ucuzabilet, Etsmice markaları ile turizmin tüm gerekliliklerini kapsayan, ‘ulaşım’, ‘konaklama’, ‘rehberlik’ ve ‘acentecilik’ zincirini kurdu ve Türkiye’de böyle bir zinciri kurmayı başaran ilk kuruluş oldu. 48 şehirde bulunan 130’dan fazla acentenin yanı sıra, web sitesi, mobil uygulama ve çağrı merkezi aracılığı ile ürünlerine her yerden ulaşım sağlayan marka, yurt içi ve yurt dışı destinasyonlarda, tur paketleri, tatil köyü ve şehir oteli rezervasyonları, uçak bileti, araç kiralama gibi ürünlerle hizmet veriyor.

Etstur, kuruluşundan bu yana teknolojiye sürekli yatırım yapıyor ve İstanbul’da bulunan iki adet veri merkezi ile kendi teknolojik altyapısını yönetiyor. Hayata geçirilen projeleri ağırlıklı olarak Java ve Oracle teknolojileri temelli olarak şekillenmiş durumda. Kendi bünyesinde yerleşik bulunan (on-premise), B2B ve B2C satış kanallarının (acente, çağrı merkezi, web ve mobil kanallar) altyapısında Oracle Veritabanı yer alıyor. Ayrıca, Bütçeleme Projesi kapsamında Oracle Bütçe Planlama ve Tahminleme Bulut Servisi kullanılıyor.

Raporlama Yetenekleri Güçlü Bir Platforma İhtiyaç Vardı

Şirketin ticari büyümesini desteklemek, boyutu ve kapsamı hızla genişleyen verileri daha doğru analiz etmek için artık daha yeni araçlara, yeni teknolojilerle donatılmış, raporlama yetenekleri güçlü bir platforma ihtiyaç vardı. Bu ihtiyacın ortaya konulmasının ardından BT ekibinin yönlendiriciliğinde bir araştırma sürecine girildi.

En başından itibaren, ihtiyacın bulut hizmeti ile karşılanmasının doğru olacağını düşünen Etstur ekibi, araştırma sürecinde elde ettiği PoC sonuçlarının ışığında Oracle Hyperion ürününü kullanmaya karar verdi. Oracle Bütçe Planlama ve Tahminleme Bulut Servisi, bakım maliyetlerinden kurtaracak, üstelik en güncel platformu, son derece esnek bir kullanım modeliyle sunacak bir çözüm öneriyordu.

Birlikte çalışılacak iş ortağı, projenin hedeflenen kapsam ve tarihte bitirilmesinde etkili olan en önemli bileşenlerdendi. Oracle iş ortağı GTechin daha önce yaptığı projelerin başarısı, sahip olduğu deneyim, projeyi bulut servisi olarak geliştirmeye yönelik ilgisi, Etstur ile Gtechi bir araya getirdi. Bütçelemeyle ilgili ekiplerin beklentilerine en uygun ürünün oluşturulması konusunda çok kararlı bir şekilde ilerleme gösterildi.

Mevcuttaki iş süreçleri Oracle Hyperion ürün ailesi üzerinden yeniden tasarlanarak modellendi. Bütçe Planlama ve Fiili Raporlama süreçleri için Oracle Bütçe Planlama ve Tahminleme Bulut Servisi (Oracle Planning & Budgeting Cloud Service) ürünü  kullanıldı. Projenin sonuna doğru verilen eğitimler, iş kullanıcılarının değişime karşı direnç gösterme eğilimini de minimuma indirdi. Hyperion, projenin bitiş tarihinden itibaren şirket içerisinde hızla kullanılmaya başlandı.

Etstur BT Direktörü Ergin Bulut, seçimlerini etkileyen önemli noktaları şu sözlerle ifade ediyor: Oracleın Kurumsal Performans Yönetimi alanındaki pazar liderliğini tartışmaya gerek yok. SaaS modeliyle verdiği bulut hizmetiyle donanım ihtiyacının ortadan kalkması, test/canlı ortam yönetimi, yamaların hayata geçirilmesi, yeni sürümlere yükseltme gibi operasyonel işlerin Oracle Cloud tarafından yürütülmesi gibi öne çıkan faydalar, Oracle Hyperionu seçmemizde temel etkenler oldu.

Modelleme Yapmak Kolaylaştı Hata Riski Minimize Oldu

Önceden çok daha uzun sürede elde edilen raporların Oracle Bütçe Planlama ve Tahminleme Bulut Servisi ile hızla üretilmesinin; modellemesi güç olan çeşitli planlama ve tahminleme modellerinin daha kolay uygulanmasının mümkün hale geldiğine dikkat çeken Bütçe ve Planlama Müdür Yrd. Ali Haydar Arslan, projenin hayata geçirilmesi ile birlikte elde edilen faydalara şu sözlerle devam ediyor: “Mevcut verileri farklı kaynaklardan toplayıp kullanıma uygun hale getirmek, eskiden çok ciddi bir zaman alırken, bulut çözümü sayesinde bu süre dakikalara indi. Ayrıca, Hyperion geçişi ile birlikte verilerin hazırlanması sürecinde mevcut olan manuel işlemler ortadan kaldırıldığı için hata riski de minimize oldu.”

Bulut Çözümlerine Yakın Takip

BT Ditektörü Ergin Bulut, Oracle Bütçe Planlama ve Tahminleme Bulut Servisi ile elde edilen başarının, daha önceki projelerinde olduğu gibi bundan sonraki projeleri için de önemli bir referans olarak kayıtlara geçtiğini belirtiyor.

Bu nedenle Etstur, Oracle’ın mevcut ürünlerine getirdiği yenilikleri ve Oracle Cloud tarafındaki gelişmeleri yakından takip ediyor ve ihtiyaçlara uygun farklı bulut çözümlerini de hayata geçirmeyi hedefliyor.

Etiketler

Yorum Sırası Sizde (0)

Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş., hem BT hem de operasyonel taraftaki iş kritik sistemlerini kapsayan veritabanı konsolidasyon projesini, bütünleşik veritabanı makinesi Oracle Exadata ile gerçekleştirdi. Proje sayesinde raporlama performansı 8 kat artarken, lisanslama maliyetlerinden %50 tasarruf elde edildi.

GDZ Elektrik Dağıtım A.Ş.

Türkiye’ nin ilk özel elektrik dağıtım işletmecisi olan Bereket Enerji Grubu bünyesinde faaliyetlerini sürdüren ikinci elektrik dağıtım şirketi GDZ Elektrik Dağıtım’ın BT altyapısı, 2013 yılındaki özelleştirme süreci sonrasında hızlı bir değişim ve dönüşüm sürecine girdi. Müşteri Bilgi Sistemi, Kurumsal Varlık Yönetim Sistemi gibi BT sistemlerinin (IT-Information Technologies) ve Scada, Dağıtım Yönetim Sistemi, Coğrafi Bilgi Sistemi gibi operasyonel sistemlerin (OT-Operational Technologies) yatırımları detaylı planlama ve çalışmalar sonrasında gerçekleştirildi. Tüm bu sistemlerin iş sürekliliği ve acil durum eylem planları da devreye alındı.

Oracle teknolojileri bu altyapı üzerinde, veritabanına yönelik ihtiyaçlar doğrultusunda konumlandırıldı. IT ve OT tarafındaki iş kritik sistemlerin veritabanları, bütünleşik veritabanı sistemi Oracle Exadata X5-2 üzerinde koşuyor.

Konsolide Bir Veritabanı Mimarisi Hedeflendi

Müşteri Bilgi Sistemi (MBS) ve Otomatik Sayaç Okuma Sistemi (OSOS) hayata geçirildiğinde, sahadan yoğun veri akışı gerçekleştiren bu iki sistemin okuma/yazma performansını artırmak amaçlandı. Devreye alınacak Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS), Kurumsal Varlık Yönetim Sistemi (EAM), Arşiv Yönetim Sistemi (AYS) ve Şebeke Planlama Sistemi (MP) gibi sistemler düşünüldüğünde, hedefe ulaşmak için konsolide bir veritabanı mimarisi kurulmasının doğru olacağına karar verildi.

Müstakil veritabanı sistemleri kurmak yerine, Oracle Exadata merkezi bir veritabanı sunucusu olarak konumlandırıldı. Böylece merkezi yönetim, performans, ölçeklenebilirlik ve yedeklilik gibi ihtiyaçlar da karşılandı.

GDZ Elektrik, Oracle iş ortağı PrimeIT ile Otomatik Sayaç Okuma Sistemi (OSOS) projesinde çalışmıştı. OSOS projesinde elde edilen tecrübe ve ortaya çıkan ihtiyaçlardan yola çıkılarak tüm sistemleri barındıracak bir hedef veritabanı mimarisi oluşturuldu. Her bir sistem özelinde ihtiyaçların belirlenmesi, dokümantasyonun yapılması ve canlıya alınması adımları takip edildi. Sonuç olarak Oracle Exadata, GDZ Elektrik operasyonlarının en kritik bileşeni oldu.

Yüksek Performans Ve Maliyet Düşüşü Sağlandı

GDZ Elektrik, konsolide veritabanı mimarisi ile yönetim kolaylığı ve daha yüksek performans elde ederken lisanslama maliyetlerini ciddi oranda düşürdü. Her proje, yani her sistem için farklı oranlarda olmakla birlikte raporlamalarda ortalama 1/8 oranında hızlanma elde edildi.

Özellikle lisanslamalarda elde edilen tasarruf çok memnuniyet verici oldu. Oracle Exadata konsolidasyonu ile kutunun içerisine alınan altı proje için müstakil ayrı kurulumlar gerçekleştirilseydi, maliyet iki katına çıkacaktı. Mevcut OSOS projesi için alınan lisanslar ile Exadata’nın üzerinde koşan veritabanlarının lisansları yeterli oldu. Sadece Oracle Exadata alındı ve lisanslama maliyetinden %50 tasarruf sağlandı.

GDZ Elektrik Dağıtım’da gerçekleştirilen Oracle Exadata Veritabanı Konsolidasyon Projesi, projenin her iki tarafı için örnek bir referans proje oldu. GDZ Elektrik Dağıtım’ın en kritik verilerinin saklandığı ve operasyonlarının kesintisiz bir şekilde yürümesini sağlayan veritabanları en yüksek performansa sahip, yedekli ve toplam maliyetler açısından en efektif ortamda konumlandırılmış oldu.

Exadata, Veritabanı Katmanında Kaynak Kullanımını Minimize Ediyor

Oracle Exadata X5, Oracle Veritabanı 11gR2, Oracle Real Application Cluster 12c teknolojilerinin kullanıldığı projenin ana teknoloji kahramanı olarak öne çıkan Exadata, Oracle Veritabanı için tasarlanan en iyi platform konumunda.

Bu teknolojiler bir araya gelerek Müşteri Bilgi Sistemi, Otomatik Sayaç Okuma Sistemi, Coğrafi Bilgi Sistemleri, Elektronik Arşiv Yönetim Sistemi gibi sistemlerin kullanıldığı veritabanı katmanını performanslı, yüksek sürekliliğe sahip ve kaynak kullanımını minimize edecek şekilde çalıştırıyor. Projenin başarısı sekiz kat hızlanma ve %50 lisans maliyeti tasarrufunun yanı sıra yönetim kolaylığı ile görülebiliyor.

 

Etiketler

Yorum Sırası Sizde (0)

genel energy, oracle

Petrol ve doğal gaz sektöründe global bir oyuncu olarak faaliyet gösteren Londra merkezli Genel Energy, Oracle iş ortağı BiSoft ile başarılı bir iş analitiği projesini hayata geçirdi. İlk fazı yaklaşık 12 ay süren projenin, sensör verisini kapsayan IoT (nesnelerin interneti), sondaj ve diğer fazları ise Haziran 2017’de tamamlandı. İnovatif özellikleriyle öne çıkan proje, San Fransisco’da düzenlenen Oracle OpenWorld 2016 etkinliğinde büyük ödüle layık görüldü. 

Genel Energy

Türkiye ve İngiltere ortaklığında kurulan bir firma olan Genel Energy, Kuzey Irak’ın en büyük petrol arama şirketi. Bunun yanı sıra sahip olduğu arama lisansları sayesinde Afrika, Malta, Fildişi Sahilleri, Fas, Somali gibi bölgelerde de arama faaliyetlerinde bulunabilen firmanın Türkiye’de bulunan BT merkez ofisi, İngiltere, Irak ve Afrika’ya da BT hizmeti sunuyor. İş zekası ve analitik altyapısının yanında proje yönetimi ve planlama kısımlarında da Oracle teknolojilerini kullanan firma, bu ürünlerin yanı sıra entegrasyon ihtiyaçları için de ODI (Oracle Data Integrator) ürününü tercih ediyor.

Genel Energy İş Yönetimi Veriye Dayalı Şekilde Gerçekleştiriliyor

Petrol ve doğalgaz sektörlerinde gerçekleştirilen arama ve çıkarma faaliyetleri kapsamında, her kuyudan günlük olarak veri toplanıyor. Günlük operasyonlarda kritik bir noktada bulunan bu veri, çıkarılan ürünün petrol, su ve gaz oranlarını içeriyor. Aynı zamanda basınç verisi, ısı verisi ve belirli kimyasal veriler gibi petrol üretim bilgilerini barındırıyor. Bunun yanında kuyunun çapı, derinliği, zemin ve kaya bilgileri gibi fiziki bilgiler de içeriyor.

İş yönetimi, operasyonların karar alma mekanizmalarında günlük olarak bu veriyi kullanıyor. Üretilen ve pazara sunulan petrol miktarının takibi ve karşılaştırması da bu veri üzerinden yapılıyor. Jeolistler, petrol mühendisleri ve rezervuar mühendislerinden oluşan teknik ekip, çalışmalarını bu veriye dayanarak gerçekleştiriyor. En önemlisi tüm ekipler, üst yönetime sundukları raporları bu veriden oluşturuyor.

Genel Energy’nin İş Analitiği İhtiyaçları Belirlendi

Genel Energy, 2011 yılında Londra Borsası’na açılması dolayısıyla ciddi bir değişim ve dönüşüm geçirdi. Bu süreç, BT tarafındaki dönüşümü de beraberinde getirdi. Dönüşümün bir parçası olarak iş zekası ve analitik raporlama platformunun kurulması hedef olarak belirlendi.

Genel Energy, veri analizlerinin çok hızlı bir şekilde yapılmasını, üst yönetimin ve iş birimlerinin ihtiyaç duyduğu raporların çok hızlı bir şekilde üretilmesini sağlayacak, verimliliği ciddi olarak etkileyecek bir iş zekası ve analitik raporlama platformu kurmak üzere 2015 yılında yola çıktı. San Fransisco’da düzenlenen Oracle OpenWorld 2016 etkinliğinde büyük ödüle layık görülen proje için veri Kuzey Irak’tan toplandı, Ankara’da işlendi ve Londra dahil tüm lokasyonlardaki üst düzey yönetici ve teknik ekibe raporlandı.

Genel Energy’nin BiSoft ile çözüm ortaklığı kurmadan önce kullandığı yöntemde PDF, Word ya da Excel dosyalarında yer alan veri, e-posta ile günlük olarak merkeze gönderilip dosya sunucusuna kopyalanıyordu. Yaklaşık 15 yıllık kuyu verisi, sağlıklı analiz elde etmek için yeterli verimlilikte değildi. Bu yüzden firmanın birikmiş verisi yeni veritabanına aktarıldı ve uygun iş zekası altyapısı kurularak farklı boyutlardaki anlık, dinamik raporların ve sonuçların kolayca görülebilmesi amaçlandı.

Firmanın Birikmiş Verisi İnovatif Bir Süreçten Geçti

Genel Energy’nin sunucuda dosyalar halinde birikmiş olan tüm verisi, gerekli temizleme ve düzenlemenin ardından Oracle Veritabanı’na aktarıldı. Projenin en çok zaman harcanan kısmı (4-5 ay) bu süreç oldu. BiSoft’un geliştirdiği çözüm ile işlem otomatik hale getirildi. Ekiplerin ihtiyaç duydukları raporları üretebilecekleri bir iş zekası platformu oluşturuldu ve ilk faz tamamlandı.

İş zekası projeleri sürekli geliştirilen ve yeni ihtiyaçlar ile birlikte kapsama alanı genişleyen projelerdir. Genel Energy ise yeni fazlar ile projede ilerlemeye devam ediyor. Proje hakkında Genel Energy Global BT Direktörü Günay Faruk Özer, “Bir projenin başarısını kullanıcı memnuniyetinden ve fayda/maliyet oranlarından anlayabilirsiniz. Hayata geçirdiğimiz iş zekası ve analitik raporlama projesi her iki anlamda da çok başarılı oldu. BiSoft ile birlikte çalışarak her iki tarafın deneyimini bir araya getirdik ve tam ihtiyacımıza yönelik, esnek, yeni ihtiyaçlar doğrultusunda geliştirilebilen bir çözüme kavuştuk.” şeklinde konuştu.

Veri Analizinde Zaman Tasarrufu Sağlandı

Sahadan üretime yönelik olarak toplanan anlık verinin bir iş zekası ve analitik raporlama platformuna aktarılması ile istenilen raporların hızlı bir şekilde üretilmesi ve üst yönetime sunulması mümkün oldu. Rahat ve hızlı bir şekilde, istenilen zaman aralıklarında, istenilen boyutlarda ve detayda rapor alınabilmesi hedefine ulaşıldı. Geliştirilen ürün ile birlikte her kuyunun günlük performansları, geçmiş dönem verisi ışığında karşılaştırmalı olarak değerlendirilebiliyor ve doğru sonuçlara ulaşılıp doğru tahminler yapılabiliyor.

genel energy, oracle

Genel Energy’nin BiSoft ile iş ortaklığı kurmadan önceki süreçte, listede yer almayan bir rapor talebi birkaç günden birkaç aya kadar uzanan bir süreçte yaratılabiliyordu. Proje sonucunda ise yeni taleplere cevap verilmesi birkaç dakika içerisinde mümkün oluyor. Oracle Veritabanı, Oracle Enterprise Edition Plus, Oracle Mobile, Oracle Data Integrator Enterprise Edition, Oracle Management Pack teknolojilerinin kullanıldığı sistem ile birlikte manuel süreçler minimize edilerek hata ihtimalleri de aynı derecede düşürüldü. Gelinen noktada hem iş hem de BT tarafında ciddi bir verimlilik artışı sağlanırken, nitelikli iş gücünün rapor hazırlamak için harcamak zorunda kaldığı zaman geri kazanıldı.

Uygun Maliyetli İnovatif Bir Çözüm Üretildi

Hayata geçirilen iş zekası ve analitik raporlama projesi, oldukça yüksek müşteri memnuniyeti getirdi. Proje kullanıma açılır açılmaz ilgili iş birimleri için vazgeçilmez bir platform konumuna geldi. Ürünün başarılı olmasındaki önemli faktörlerden biri ise sahadan gelen verinin geliş şeklini birebir koruması oldu. Veri hala e-posta aracılığı ile aynı şekilde gönderiliyor; üretilen çözüm sayesinde gelen dokümanlar otomatik olarak veritabanına aktarılıyor.

Projenin fayda/maliyet oranları ise memnuniyet verici oldu. İhtiyaç duyulmayacak pek çok özellik için bedel ödenmesi yerine beklentileri uygun maliyet ile tam olarak karşılayan, gerektiğinde geliştirilebilecek, esnek ve inovatif bir çözüm hayata geçirildi.

Etiketler

Yorum Sırası Sizde (0)

Oracle’ın inovatif çözümleri ve ürünleri ile öne çıkan iş ortaklarından Infotech, Oracle Public Cloud dünyasına geçirdiği ürünleri ile yeni bir dönemin başladığını duyurdu. Hem kendi ürünlerini, hem de müşterilerine sunduğu hizmetleri Bulut teknolojisine taşımaya başlayan Infotech, yerleşik sistemlere veda etmeyi hedefliyor.

Inovatif Ürünleriyle Infotech

Infotech 2000 yılında kurulmuş ve kurulduğu günden bu yana Oracle iş ortağı olarak çalışan başarılı bir yazılım firması. Sunduğu inovatif ürün ve hizmetlerle sektörde kendi isminden sıkça söz ettiren Infotech, ‘Takip Sistemleri’, ‘Coğrafi Bilgi Sistemleri’ ve ‘Akıllı Araç Ürünleri’ olmak üzere üç ürün grubuna sahip. Bu ürün gruplarına kısaca değinmek gerekirse;

Mobil Sistemler araç takip, telemetre, soğuk zincir gibi birçok konuyu bir arada barındırıyor. Bu çözümler 1000’in üzerinde şirket ve 75 bin mobil araç için hizmet veriyor. Infotech aynı zamanda, Turkcell ile sunduğu takip sistemi olan Ekip Mobil kapsamında ise 8 binin üzerinde şirket ve 100 binin üzerinde mobil araç ile çalışıyor.

Coğrafi Bilgi Sistemleri, LocationBox adı verilen ve Oracle temelli bir harita platformu üzerinden konumsal birçok servis sunuyor. Oracle Openworld 2016 etkinliğinde, “Innovation Awards Application Development and Deployment Finalist” ödülüne layık görülen bu ürün, Infotech’in inovasyon gücünü de ön plana koyuyor. Coğrafi Bilgi Sistemleri çözümleri, Türkiye’de şu anda 100’e yakın kurumsal firmada kullanılıyor. Bunlar arasında 15 banka, 13 sigorta şirketi ve 6 akaryakıt şirketi bulunuyor. 

Akıllı Araç Ürünleri ise navigasyon servisleri, trafik servisleri, güvenli sürüş ve ekonomik sürüş ürünlerini içerisinde bulunduran bir ürün paketi. Sürücüye yönelik hizmetlerin yanı sıra bilgi amaçlı hizmetler içeren paket, operasyonel kullanımı olan bazı çözümleri kapsıyor. Yoğun bir Ar-Ge çalışması sonucu ortaya çıkan bu ürünle Infotech daha gelişmiş bir konumlama sistemi oluşturmayı hedefliyor. 

Infotech’in yürüttüğü inovatif ve yenilikçi ürün ve çözüm hizmetlerine Oracle teknolojileri eşlik ediyor. Firmanın platform olarak kullandığı LocationBox, Oracle teknolojilerine dayanan bir altyapıya sahip. Aynı zamanda kullandıkları donanım, veritabanı altyapısı, uygulama sunucuları da Oracle teknolojileriyle destekleniyor. Ayrıca Coğrafi Bilgi Sistemleri’nin teknolojik altyapısında yine Oracle Veritabanı ile birlikte opsiyon olarak sunulan Oracle Spatial teknolojisi yer alıyor. Uygulama sunucusunun bir parçası olan ve harita göstermeye yarayan Mapviewer da Infotech’in kullandığı bir diğer araç. 

Infotech ve Oracle Cloud

Infotech’in kullandığı teknolojiler bunlarla sınırlı değil. Şirket tüm uygulamalarını ve Oracle Cloud Teknolojileri ile kurmuş olduğu kendi Bulut platformunu Oracle Exadata üzerinde host ediyor ve uygulama katmanında Java ve Oracle ADF kullanıyor. Anlaşılacağı üzere, Infotech kurulduğu günden bu yana “full redstack” denilebilecek bir şekilde uçtan uca Oracle ürün ve teknolojileri ile çalışmayı tercih ediyor. 

Aynı zamanda Infotech, Oracle’ın Bulut stratejisine uyumlu olarak, ürünlerinin tamamını “Cloud Born” ürünler arasından tercih etmiş durumda. Kurulduğu günden bu yana Oracle ürün ve hizmetleriyle uyumlu bir şekilde çalışan Infotech, ürünlerini hem “Private Cloud” üzerinden, hem de yerleşik (on-premise) sistemler üzerinden kullanılabilecek şekilde geliştiriyor.

Bulut’a Giden Yolda Adım Adım

Infotech, kendileri için Bulut teknolojisinin hiç bir zaman yeni bir kavram olmadığını vurguluyor. Ürünlerinin uçtan uca Oracle teknolojileriyle kurgulanmış olması sayesinde Bulut bilişime geçişin Infotech için oldukça kolay ve hızlı olduğunu söyleyebilmek mümkün. Bulut’a uygun geliştirilen ve tamamen bir Bulut servisi olarak verilebilir hale gelmesi her zaman mümkün olan bu ürün ve servisler Infotech’in sektördeki başarısını perçinleyen unsurlar arasında yer alıyor.

Infotech CEO’su Ali Ufuk Peker Oracle Bulut teknolojisiyle tanışmadan önceki deneyimlerini şu sözlerle anlatıyor;

Başlangıçta kendi ortamımızda sunucu barındırmak (hosting) yapmak gibi bir hedefimiz yoktu. Fakat o dönemde Türkiye’de Oracle donanımlarıyla birlikte iyi iş yapabilecek profesyonel hosting merkezleri de yoktu. Oracle Cloud’a geçmeden evvel hosting konusunu kendi dışımızda tutmayı bir kaç kez denedik, fakat destek, ulaşım ve güven noktasında bazı sıkıntılar oluştu. Public Cloud ortamına geçme denemelerimiz bu nedenlerle çok başarılı olmadı. Bunun bir nedeni de ürünlerimizin Oracle spesifik olması ve çok iyi bir yönetim gerektirmesiydi. Türkiye’de kurulu herhangi bir hosting merkezinde bu bilgi birikimi yeterli olarak bulunmuyordu. Dolayısıyla, aslında Bulut’a zaten uygun olan ürünlerimizi, Oracle Cloud öncesinde kendi ortamımızda host etmek durumunda kalmıştık.’

Zaman içerisinde Oracle’ın Bulut yatırımlarını arttırması ve bu konuda çalışmalarına hız vermesiyle birlikte Infotech ’de kendi ürünlerini Oracle Bulut’a taşımaya başlamış. İlk olarak farklı coğrafyalarda kullanılmakta olan Location Box ürününü, doğrudan Oracle Cloud üzerine taşıyan Infotech, taşıma sürecinin oldukça sorunsuz gerçekleştiğini vurguluyor. Oldukça hızlı bir şekilde, sadece 2 günde tamamlanan bu geçiş süreci sonrasında herhangi bir sorun oluşmaması da işlemin başarısını gözler önüne seriyor.

Infotech CEO’su Ali Ufuk Peker kendi ürünlerinin ardından, güven veren teknolojisi nedeniyle, müşterilerinin de Oracle Bulut’a yöneldiğini yönlendirdiklerini vurguluyor.

Bu süreçte, belli müşterilerimizde güven ve kabulün çok daha kolay oluştuğunu gördük ve birkaç müşterimizi şimdi Oracle Public Cloud üzerine taşıyoruz. Birden fazla ortamda bulunması, süreklilik açısından da müşterilerimize güven veriyor. Zaten kendi teknolojisini Oracle’dan daha iyi yönetilebilecek başka bir kuruluş olamayacağından bu güvenin oluşması hiç şaşırtıcı değil. Benim düşüncem, bundan sonra (on-premise’de) kendi ortamlarımızdaki yani yerleşik sistemlerde yatırım yapmayı bırakacağımız yönünde. Kesin olarak şöyle diyebilirim, Infotech artık Bulut’ta büyüyecek.’

Infotech Artık Bulut’ta Büyüyecek

Bundan sonraki hedeflerinin hizmetlerini yerleşik bir sistem olmaktan daha ötesine taşımak olduğunu belirten Infotech, müşterilerinin beklentilerinin de bu yönde olduğunu vurguluyor. Müşterilerine artık ‘Oracle Cloud üzerinde size bir CPU ayırdık, gelin buradan geliştirmeye yönelik testlerinizi yapın” diyebilecek olan firma bu sayede iş gücü maliyetini azaltacaklarını ve verimliliği de arttıracaklarını vurguluyor. Mevcut ürünlerini geliştirmeyi, Ar-Ge çalışmalarını hızlandırmayı hedefleyen Infotech, bu sayede yurtiçinde ve yurtdışında çok daha fazla sayıda müşteriye ulaşabilme imkanı kazanacaklarına inanıyor. Şirket CEO’su Peker bu durumu şu şekilde açıklıyor;

Kabul eden bütün müşterilerimizi ve kendi ürünlerimizi Oracle Cloud üzerine taşıyıp, belli bir süre içerisinde kendi ortamımızı da “test & development” için dönüştürmeyi kullanmayı hedefliyoruz. Biz, kendi ortamımızda kurduğumuz “Private on-premise Cloud” ’da Exa Optimized hale getirdiğimiz çözümlerimiz ile olarak işe başladıktan sonra, üç sene içerisinde, Oracle ürünleri satışlarında 100 kat büyüme gerçekleştirdikdük. İlk faturamız 10 bin dolar civarında idi, şimdi 1 milyon dolara ulaştık. Bu büyüme, artan müşteri ihtiyacının sunduğumuz servisler ve hizmetlerle karşılanabildiği artması anlamına geliyor. Örneğin, 4-5 bin araç ile başladığımız işler, bugün 75 bin araca ulaştı. Bir kaç müşteriden söz ederken, üç-dört sene içerisinde 1000 müşteriye ulaştık. Zaten bu tür yaklaşımların en büyük avantajı, büyüdükçe kapladığınız alanı da büyütebilmeniz, yani bu işler için Bulut çok uygun. Kazandıkça harcıyorsunuz. Hatta, birim başına yani CPU başına düşen maliyetiniz büyüdükçe lineer olmasa da düşebiliyor. Bu da bizim kârlılık oranımıza olumlu yansıyor. Performans, hız, teknolojinin gücü ise hep en yüksek seviyede korunuyor. Oracle Cloud, her yönüyle çok iyi bir iş modeli sunuyor. ‘

Etiketler

Yorum Sırası Sizde (0)