Her yıl Oracle tarafından düzenlenen ‘Oracle Sigortacılık Zirvesi’ bu yıl 8 Mart 2017 tarihinde İstanbul Raffles Otel’de gerçekleşti.  ‘Sigortacılık Sektöründe Dijital Dönüşüm’ temasıyla düzenlenen etkinlikte, sektöre dair en güncel gelişmeler farklı sunumlarla ele alındı. Başarıyla gerçekleştirilen zirveyi, odergi için Oracle Sigorta Sektörü Satış Yöneticisi Burak Kuzucu değerlendirdi.

 

7. Oracle Sigortacılık Zirvesi, “Dijital Dönüşüm: İyi Örnekler” başlığı ile çok değerli konuşmacıları, 600’ün üzerinde sektör temsilcisi ve değerli iş ortaklarımızın katılımıyla birlikte 8 Mart 2017 günü gerçekleştirildi. Bu önemli etkinliğin parçası olan ve katkıda bulunan herkese tekrar çok teşekkür ederim.

Sigortacılık sektörü için artık geleneksel hale gelen etkinliğimiz, sektörün bilgi teknolojileri çalışanlarının ötesine geçerek iş birimlerinin ve hatta acentaların ilgisini çekmektedir. Bu zengin katılımı iki açıdan çok değerli buluyorum: ilki dijital dönüşüm için tüm parçaların resme dahil olmasına ilişkin gereklilik ve ikincisi ise dönüşüme uyum sağlayamayanların yok olacağına yönelik farkındalık. Etkinliğin ajandası, bu algının ve bilincin daha da yükselmesine katkıda bulunmak üzere tasarlanmaya çalışılmıştı.

Dijital dönüşüm kavramının ne kadar önemli olduğu konusunda etkinliğe katılanlar arasında büyük soru işaretleri ve farklılıklar olduğunu düşünmüyorum. Bu aşamanın geçildiğini, artık temel sorunun “peki ama nasıl?” olduğunu görüyorum. Bu soruya cevap üretebilmek üzere cepkenime doldurduğum bilgilerden bir derleme yapmaya çalıştım. Etkinlikte yer alan sunumları ayrıca incelemek isterseniz, şu link üzerinden erişebilirsiniz.

Temel tespit şöyle özetlenebilir: Sigortacılık sektöründe köklü bir değişim gerçekleşiyor ve tüm süreçlerin müşteri odaklı şekilde yeniden tasarlanması gerekiyor. Bu dönüşümde, bilgi teknolojilerinin sunduğu araçlar kadar örgütsel kültürün ve organizasyonel yapının değişimi de kritik önem ifade etmekte. Bu bileşenlere yönelik tespitler ve çıkarımlar, önem sırasından bağımsız olarak 3 başlık altında ele alınabilir.

1. Teknolojik Dönüşüm

•Dijital dönüşüm için teknoloji tarafından sunulan nimetlerin çeşitliliği ve sayısı takip edilmesi güç noktalara doğru ilerlemekte. Bu yüzden, kurumun dijital dönüşüm stratejileri doğrultusunda uygun teknolojiler ile fayda üretilmesi ve sürdürülebilirlik sağlanması büyük önem ifade etmekte.

•Sigorta şirketleri için varoluşsal anlam ifade eden risk yönetimi ve yol alınması gereken müşteri odaklılık konularında, en hızlı şekilde veri odaklı bir işletmeye dönüşebilmek için analitik yetkinliklerinin geliştirilmesi gerekmekte.

•Nasıl ki hız çağımızı tanımlarken kullandığımız kavramların başında geliyor ise hıza dayanıklı hale gelebilmek isteyen işletmeler için de çevikleşme kavramı aynı durumda. Bulut bilişim teknolojilerindeki gelişim, kurumların bilgi teknolojilerinden bekledikleri faydaları daha hızlı ve verimli şekilde elde edebilmelerini sağlayacak.

•Sigorta şirketlerinin temel müşteri segmentleri içerisinde aynı ürün ve hizmeti sunarak hayatlarına devam etmeleri, değişen müşteri beklentileri ile uyumlu değil ne yazık ki. Kişiselleştirilmiş poliçeler ve özelleştirilmiş hizmetler üretmek hayati önem taşımakta, işte tam bu noktada Nesnelerin Interneti kavramı sigorta şirketleri için inanılmaz fırsatlar barındırmakta.

•Doğallaşan bir refleks olarak tüm sorunların çözümünü teknolojide aranmakta; teknolojinin bir araç olduğunu unutmamak gerekli.

2. Organizasyonel Yapının ve İnsan Kaynağının Dönüşümü

•Dijital dönüşüm odaklı olarak oluşturulan ekiplerin temel görevi, dönüşüme imkan sağlayıcı şekilde örnek uygulamaların hayata geçirilmesini sağlamak ve kurum kültürüne kazandırılması için yaygınlaştırmaya destek olmaktır.

•Inovasyon şirket içerisinde belli bir grup kişiye verilebilecek bir görev değildir; kurumdaki tüm paydaşlardan hatta kurum dışı kaynaklardan gelebilir, buna açık olunmalıdır.

•Ekosistem oluşturma ve sürekli olarak zenginleştirme, şirketler için hayati yetkinliklerden biri haline gelmekte; Insurtech’ler ile olan ilişkide bu bakış açısı ile kurgulanmalıdır.

•Dijital dönüşüm için daha çevik ve yenilikçi olması gereken bilgi teknolojileri birimlerinin, temel sigortacılık faaliyetleri ve dijital odaklı faaliyetler olarak iki alt fonksiyon olarak yapılanması etkin bir organizasyonel yapı üretebilir.

•Bilgi teknolojileri birimi ile iş birimleri arasındaki uyumun (birbirini anlayabilme ve tamamlayabilmenin) önemi giderek artmakta; kesişim kümesinde yer alan ve az sayıda bulunan bu profile gereksinim yükselmekte.

3. Örgütsel Kültürün Dönüşümü

•Sigorta şirketleri, uzun yıllardan beri müşterileri ile olan ilişkilerini acentaları üzerinden yani dolaylı bir şekilde yürütmekte. Bu durumun yarattığı sonuç: şirketlerin içerisindeki acenta odağı güçlenirken müşteri odağının zayıflaması.

•Müşteri deneyimini, müşteri ile satış sorumlusu veya acenta arasında kurulan iletişimden ibaret olarak yorumlamak, müşteri yaşam döngüsünü zarar vermekte.

•Karar alma süreçlerinde kullanılan kabullerin ve öğrenilmişliklerin, veri odaklı yaklaşımla sürekli olarak sorgulanması ve yenilenmesi değişime uyum için mutlak gerekliliktir.

Tüm bu kavramların ötesinde yükselmekte olan ve kesinlikle göz ardı edilmemesi gereken bir trendi paylaşmadan bu yazı bitirilmemeli: “Önleyici Sigortacılık (Preventive Insurance)”. Çok önemli olan bu gelişme üzerine ayrı bir yazı yazmak istiyorum ama önden bir tüyo vermek gerekirse; yarının sigortacılık dünyasında hizmet vaadi, bugünden çok ama çok farklı olma potansiyelini taşıyor.

Önümüzdeki yılki etkinliğimiz için hedefimizi paylaşarak çok uzattığım bu yazıyı tamamlamak istiyorum:

“Müşterilerimiz ve iş ortaklarımızla birlikte yeni dijital dönüşüm örnekleri üretmek, bu deneyimleri yine sektör ile paylaşmak ve sektörün gelişimine katkıda bulunmak”.

 Burak Kuzucu

Oracle Sigorta Sektörü Satış Yöneticisi 

Etiketler

Yorum Sırası Sizde (0)

Her yıl Oracle tarafından düzenlenen ‘Oracle Sigortacılık Zirvesi’ bu yıl 8 Mart 2017 tarihinde İstanbul Raffles Otel’de gerçekleşti. Sigortacılık alanında geliştirilen yeni çözümleri ve yaklaşımları sektöre sunan Oracle, bu yıl da bu misyonla yola çıkarak etkinliğin temasını ‘Sigortacılık Sektöründe Dijital Dönüşüm’ olarak belirledi. ‘Dijital’ ve ‘Değişim’ kavramlarının ön plana çıkarıldığı etkinlikte, misafir konuşmacılar ve sektörün önde gelen isimleri bir araya geldi. Oracle’ın global olarak Dijital Dönüşüm vizyonu ve başarı örnekleriyle başlayan etkinlikte panel, sunumlar ve demolara yer verildi.

Intel ana sponsorluğu, Infotech, Oraturk ve Vizyoneks gold sponsorluğunda gerçekleşen etkinlikte ‘Analitik, Bulut Bilişim ve Güvenlik’ alanlarındaki gelişmelerin sigortacılık sektörüne olası etkilerine ilişkin öngörülere de yer verildi.

Sigortacılık Sektöründe Dijital Dönüşüm

Bu yıl da sigortacılık dünyasına ilişkin herşeyin konuşulduğu etkinliğin açılışını Oracle Türkiye Finans Sektörü Teknoloji Satış Direktörü Işıl Kılınç ve Oracle Türkiye Sigortacılık Sektörü Satış Yöneticisi Burak Kuzucu yaptı.

Açılış konuşmalarının ardından ise Oracle Sigortacılık Sektörü Strateji Direktörü David Punter katılımcılarla buluştu. Punter, ‘Digital Disruption in Bancassurance’ başlığı altında toplandığı sunumunda değişen sigortacılık sektörü ve müşteri ihtiyaçlarına yer verdi.

Etkinliğin dikkat çeken sunumlarından biri de ‘Geleceğe Dönüşüm’ başlığı altında İstanbul Bilgi Üniversitesi Next Akademi Kurucusu Levent Erden tarafından gerçekleştirildi. Erden sunumunda sigortacılık sektörünün gelecek odaklı değişim ihtiyaçlarına değindi.

8 Mart Oracle Sigortacılık ve Bireysel Emeklilik Zirvesi

Sigortacılık Sektöründe Değişim Vurgusu

Levent Erden’in ardından sunumuyla etkinliğe katkıda bulunan bir diğer isim ise Vizyoneks Genel Müdürü Hüseyin Şahin oldu. Şahin yaptığı ‘Kaplumbağalar Neden Kabuk Değiştirir?’ başlıklı sunumunda AR-GE kavramının önemine ve sigortacılık sektöründe bu kavramın etkinliğine dikkatleri çekti.

Bu yılın sürpriz isimlerinden biri de Fintech İstanbul’un kurucu ortağı Prof.Dr. Selim Yazıcı oldu. Yazıcı’nın moderatörlüğünde ve Generali Sigorta CEO’su Mine Ayhan, Allianz Türkiye CIO’su Kaan Günay, AvivaSA Dijital Dönüşüm Bölüm Yöneticisi Emek Akbal katılımıyla gerçekleşen panelde, sigortacılık sektöründeki temel ‘trend’lerin neler olduğu, bunların iş yapış biçimlerini nasıl etkilediği ve değişimin önünde gitmek için neler yapılabileceği gibi sorulara yanıtlar arandı.

Yanıtlanan pek çok sorunun ardından katılımcılarla buluşan bir diğer isim ise  Infotech Kanal ve Ürün Geliştirme Direktörü Murat Emre Duman oldu. Duman sunumunda Infotech olarak ‘Gerçek Zamanlı Konumsal Pazarlama’ konusunda bulundukları noktaya ve bu konu hakkında yapılabileceklere yer verdi.

Etkinliğin teması Sigortacılık Sektöründe Dijital Dönüşüm olunca, güvenlik konusuda etkinlikte yoğun olarak yer alan meseleler arasındaydı. Oraturk Kurucu Ortağı Yalçın Zorman yaptığı sunumda ‘Sürekli Güvenlik ve White Hacker Hizmetleri’ gibi konulara yer verdi. Zorman’ın White Hacker konusuyla ilgili paylaştığı bilgiler katılımcılar tarafından dikkatle takip edildi.

Etkinliğin öğleden sonra gerçekleşen kısmındaysa, 5 farklı salonda paralel sunumlar yönetildi. Dijital Dönüşüm yolculuğunda Oracle müşterilerinin gerçekleştirdiği başarılı proje örneklerinden, iş ortaklarının geliştirdiği yenilikçi çözümlere, Oracle İş Uygulamaları portföyündeki benzersiz çözümlerden, Insurtech örneği yerel start-up’lara kadar geniş bir yelpazede içeriğin yer aldığı sunumlarda sigortacılık dünyasına dair en güncel bilgiler katılımcılarla paylaşıldı.

Bu yıl başarıyla yedincisi düzenlenen Oracle Sigortacılık Zirvesi’nde gerçekleşen sunumlarla ilgili detaylı dosyalara buradan ulaşabilirsiniz.

8 Mart Oracle Sigortacılık ve Bireysel Emeklilik Zirvesi

Etiketler

Yorum Sırası Sizde (0)

Türk şirketi BiSoft, San Francisco’da düzenlenen Oracle OpenWorld etkinliğinde, İş Analitiği dalında “Yılın İş Ortağı” ödülüne layık görüldü.

Her yıl San Fransisco’da gerçekleştirilen ve Oracle’ın küresel boyutta düzenlediği en büyük etkinlik olan OpenWorld, aynı zamanda dünyanın en başarılı iş ortaklarının değerlendirildiği bir platform olarak işlev görüyor. Tüm dünyadan Oracle iş ortaklarının bir araya geldiği ve Oracle yöneticileri tarafından iş stratejilerinin, ürünlere dair yol haritalarının, trendlerin paylaşıldığı OpenWorld’e Oracle’ın davetlisi olarak katılan BiSoft, bu yıl Türkiye’ye büyük ödül ile dönmeyi başardı.

İŞ ANALİTİĞİ’NDE EMEA BÖLGESİNİN YILDIZI

Oracle Türkiye’nin deneyimli iş ortağı BiSoft, enerji alanında gerçekleştirdiği iş analitiği projesiyle*, EMEA (Avrupa, Orta Doğu ve Asya) bölgesinde “Yılın İş Ortağı” oldu. Proje, Londra borsasına kote, uluslararası petrol arama ve çıkarma etkinlikleriyle öne çıkan, bilgi teknolojileri faaliyetlerini İstanbul’daki yerel ekipleriyle yöneten petrol şirketi Genel Energy’de gerçekleştirildi.
Oracle tarafından layık görüldükleri ödül nedeniyle memnuniyetlerini belirten BiSoft CTO’su ve ortaklarından Serdar Güler, “Projede çok fazla ve farklı lokasyonda ofisleri olan Genel Energy’nin raporlama ile ilgili beklentilerini karşılamayı hedefledik. Ayrıca çok farklı formatta tutulmuş verileri yaratıcı bir yaklaşımla yeniden düzenleyerek, tek bir veri ambarında buluşturduk ve iş zekası aracıyla rapor üretmeye hazır hale getirdik. Çözümümüzün OpenWorld kapsamında değerlendirilmesinden ve EMEA bölgesinin en büyük ödülüne layık görülmesinden büyük memnuniyet duyuyoruz” dedi.

İNOVATİF BİR PROJE

Projenin inovasyon yönüyle dikkat çektiğini ifade eden Serdar Güler, sözlerine şöyle devam etti: “Proje bize geldiğinde bir veri ambarı ihtiyacı olduğu ortaya konuldu. Ancak 16 yıllık mevcut verinin dağıtık bir yapıda ve yüzde 90 oranında Excel üzerinde tutulduğu söylendi. İnternet erişiminin olmadığı petrol sahalarından gelen verilerin benzer şekilde paylaşılabileceği bir ortam hazırlamalıydık. Sonuç olarak, başta petrol ve doğalgaz olmak üzere enerji sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin aylarca uğraştığı veri analizlerini birkaç dakika içinde yapabilen bir çözümü hayata geçirdik.

BiSoft, çözümünü nesnelerin internetini de (IoT) kapsayacak ve sensörlerden gelen veriyi de işleyecek şekilde geliştirmeye devam ediyor. BiSoft CTO’su ve ortaklarından Serdar Güler, petrol ve doğalgaz dışındaki yer altı zenginliklerinin analizini de yazılıma entegre edebilmenin mümkün olduğunu belirtiyor.

Tüm ekiplerimizle katıldığımız, inovasyon yönü ile öne çıkan bu projede elde ettiğimiz başarı, bize aynı zamanda çok değerli bir ödül getirdi.”

ÇÖZÜME DAİR NOTLAR

• BiSoft tarafından, petrol/doğalgaz üreticileri başta olmak üzere enerji şirketlerinin veri analizi ihtiyaçlarına yönelik olarak geliştirilen çözüm, sahadan toplanan verilerin yanı sıra firmaların üretim, satış, finans, mühendislik gibi alanlardaki verilerini de toplayarak ortak bir alanda yönetilmesini sağlıyor.
• Çözüm ile sektörde Excel tabloları ve e-posta ortamında saklanan verinin işlenebilir ve raporlanabilir veritabanlarına otomatik olarak aktarılması mümkün oluyor. Gerçekleştirilen projede raporları bir yıl geriye dönük çıkartabilmek için yaklaşık 1.000 Excel dosyasının birleştirilmesi gerekiyordu. Normal yöntemlerle üç ay süren bu işlem, otomatik bir sisteme bağlandı. Günlük petrol sahalarından gelen veri, artık e-posta ile otomatik olarak toplanarak görselleştiriliyor. Böylece, iş gücü ve zaman kaybı minimize edilmiş oluyor.
• Geçmişe yönelik toplam 7 bin Excel dosyası ve 3 milyona yakın alan, BiSoft’un geliştirdiği bir yazılım modülü ile veritabanına otomatik olarak işlendi. Yine günlük olarak e-posta aracılığı ile gönderilen Excel ve pdf dosyaları da bu modül aracılığıyla otomatik olarak veritabanına aktarılabilir hale geldi.

ENERJİ SEKTÖRÜ İÇİN ÖNEMİ

Petrol ve doğalgaz sektöründe kuyu açmanın çok yüksek maliyetli bir işlem olduğu göz önüne alındığında, eldeki verinin yeterince ve hızlı işlenip analiz edilememesi, yatırım maliyetlerini boşa çıkarabiliyor. Bugünün piyasa şartlarında bir petrol kuyusu açmanın maliyetinin 10 milyon ABD Doları’ndan başladığı dikkate alınırsa, tutarlı ve hızlı verinin olmadığı durumlarda maliyetler çok ciddi oranlarda artabiliyor. BiSoft, çözümünü nesnelerin internetini de (IoT) kapsayacak ve sensörlerden gelen veriyi de işleyecek şekilde geliştirmeye devam ediyor. Üretim sırasında elde edilen bu veriye göre, yer altından çıkarılan ürünün kalitesi, verimlilik düzeyi gibi bilgilere kolaylıkla ulaşılabiliyor. Petrolün varil fiyatının 100 dolarlardan 50 dolar civarına düşmesi ile tüm dünyadaki petrol ve doğalgaz şirketleri ciddi bir şekilde maliyet ve yatırım kısıtlamasına gidiyorlar. Geliştirilen çözümün, bu anlamda da firmalara yardımcı olması hedefleniyor. Serdar Güler, petrol ve doğalgaz dışındaki yer altı zenginliklerinin analizini de yazılıma entegre edebilmenin mümkün olduğunu belirtiyor.

Etiketler

Yorum Sırası Sizde (0)

173 0

sinem kayaTürkiye’de işe yeni başlayan firmalara ve kuluçka sürecinde olan girişimcilere yönelik destek çalışmaları başlatan Oracle’ın sağladığı fırsat ve kaynaklar hakkında bilgiyi, Oracle Orta Doğu ve Afrika Stratejik İşbirlikleri Müdürü Sinem Kaya’dan aldık. Kaya, lideri olduğu ekibiyle birlikte dört yıldır sorumlu oldukları bölgede sürdükleri benzer çalışmaları ve sahip oldukları deneyimi Haziran 2016 tarihi itibariyle Türkiye’ye de taşımaktan büyük memnuniyet duyduklarını ve ülkemizde de yeni oluşumların gelişimini hızlandıracak adımlar attıklarını belirtiyor.

GELECEĞİ DESTEKLEMEK

Oracle, sürekli gelişen, yenilenen, genişleyebilen ve günün ihtiyaçlarına zamanında cevap verebilen bir ekosistem oluşturabilmek ve aynı zamanda sektörün gelecekteki büyümesine katkıda bulunabilmek hedefiyle işe yeni başlayan ya da kuluçka sürecinde olan girişimlere çeşitli fırsat ve kaynaklar sunuyor.

Kuruluşunda sahip olduğu genç girişimci ruhunu hiç bir zaman kaybetmemiş olan Oracle’ın, bir anlamda sektöre gönül borcunu ödemesi olarak algılanabilecek, start-up’lara ve genç girişimcilere sunduğu önemli destekleri bulunuyor. Türkiye’de, Oracle Orta Doğu ve Afrika Stratejik İşbirlikleri Müdürü Sinem Kaya’nın liderliğinde Haziran 2016’dan beri başlattığı bir projeyle start-up’lara ulaşmak için adımlar atan Oracle, Türkiye’nin de içinde bulunduğu MENA Bölgesi’nde 7 ülkede 25 adet İnkübasyon Merkezi’nde başlattığı programlarla girişimcilere verdiği desteği en üst seviyeye taşımayı hedefliyor. Bu doğrultuda Oracle, ekonomik kalkınma ve büyümenin kilometre taşı olan teknoloji alanındaki yeniliği hızlandırmak için de girişim hızlandırıcı/kuluçka merkezlerini, girişimcilik derneklerini ve bunlara bağlı start-up’ları destekliyor. Oracle böylece ekosisteminin geleceğine de yatırım yapmış oluyor.

ORACLE TEKNOLOJİLERİYLE HIZLANMAK

Son yıllarda teknolojinin baş döndüren gelişimi, ihtiyaç duyulan beceri ve yetkinliklere sahip insan kaynağına erişim zorluklarını beraberinde getiriyor. Aynı şekilde mevcut insan kaynağı da ihtiyaç duyduğu gelişim noktalarını belirleme ve bu noktalarda ilerleme konusunda eksiklikler çekiyor. Oracle Teknolojileri ile ihtiyaç duyulan becerilerin gelişimine odaklanan Oracle Stratejik İşbirlikleri ekibi, ülkemizin de dahil olduğu Orta Doğu ve Afrika Bölgesi’nde stratejik ilişkiler ve iş ortaklıkları kuruyor. Orta Doğu ve Afrika Stratejik İşbirlikleri Müdürü Sinem Kaya, “Teknoloji tabanlı girişimcilik ekosisteminin geliştirilmesine yönelik çalışmalar yapıyoruz. Hedefimiz, başarılı ve küresel pazarda rekabet edebilecek start-up’ların kurulmasına katkı sağlamak” diyor.

Ekibin Türkiye’de işbirliği yaptığı hızlandırıcı/kuluçka merkezleri ve girişimcilik dernekleri aracılığı ile girişimci ve geliştiricilere aşağıdaki fırsat ve olanaklar sunuluyor:

• Oracle’ın teknik taraftaki ve iş tarafındaki uzmanları aracılığı ile “know-how” aktarımı ve mentörlük desteği,
• İnternet üzerinden “webcast” ve yerinde “workshop” uygulamalarıyla teknik eğitim desteği,
• Oracle Bulut Hizmetleri’ni deneyimleme fırsatı,
• Ar-Ge’ye yönelik olarak, Oracle’ın veritabanından büyük veriye, nesnelerin internetinden (IoT) iş zekasına uzanan geniş yazılım yelpazesine ücretsiz erişim olanağı,
• Test ve geliştirme ihtiyaçlarına yönelik olarak Oracle Bütünleşik Sistem altyapılarına ücretsiz erişim olanağı,
• Oracle teknolojilerine geçiş için gereken teknik eğitimlere ücretsiz katılım ve teknik desteklerden yararlanma,
• Oracle’ın, Fintech, Edtech gibi endüstri spesifik olarak düzenlenen prestijli etkinliklerinde ücretsiz stand olanağı,
• Girişimlerini ve çözümlerini, yerel ve uluslararası pazarlarda tanıtma olanağı.
Özetle Oracle, Türkiye’deki girişimcilerin işletmelerini kendi hayal ettikleri gibi büyütmelerine yardımcı oluyor ve bunları yaparken hiç bir şekilde hisse ya da öz sermaye talep etmiyor. Kısa ve orta vadede tek beklentisi ise yollarına Oracle ile birlikte devam edebilecek şirketleri ortaya çıkarmak ve kendi ekosistemine dahil etmek.

STARTUP TÜRKİYE’NİN ‘WORKSHOP’ SPONSORU

Orta Doğu ve Afrika Stratejik İşbirlikleri Müdürü Sinem Kaya, gerçekleştirmekte oldukları çalışmaların bir parçası olarak, Türkiye’nin en büyük start-up etkinliklerinden biri olan ve 22-25 Şubat tarihleri arasında Antalya’da düzenlenen Startup Türkiye’nin “workshop” sponsoru olduklarını belirtiyor ve sözlerine şöyle devam ediyor: “Startup Türkiye’de, Oracle teknolojilerinim start-up’lar için de ulaşılabilir olduğunu vurguladık ve bunu somut örneklerle gösterme şansı bulduk. Oracle ve start-up’ların nasıl bir araya gelebileceğini, girişimcilerin hem büyüme aşamasında, hem de büyüdükten sonra Oracle teknolojilerinden nasıl faydalanabileceğini, Oracle teknolojilerini kendi çözümlerine nasıl adapte edebileceklerini anlattık. Aynı zamanda, farklı örnekler üzerinden Oracle IaaS ve PaaS Bulut servislerimizi tanıttık. ‘Dev@OracleCloud for Startups’ başlığıyla gerçekleştirdiğimiz workshop kapsamında yer alan 35 start-up, Oracle Bulut Platformu Satış Danışmanı Eren Akbaba’nın Mobil Bulut servisimiz ile dört dakikada geliştirdiği mobil uygulamaya tanıklık ettiler. Önümüzdeki dönemde de farklı etkinliklerde start-up’larla bir araya gelmeyi, onlara Oracle dünyasının kapılarını açmayı hedefliyoruz.”

Etiketler

Yorum Sırası Sizde (0)

Işıl Kılınç GürtunaOracle Türkiye, Bankacılık, Enerji, Sigortacılık, Üretim, Dağıtım ve Perakendecilik gibi farklı sektörlere yönelik olarak her yıl düzenlediği etkinliklerle, kuruluşları dijital dönüşüm konusunda bilgilendiriyor. İş ortaklarının desteğiyle gerçekleştirilen etkinliklerde sektörel çözümler tanıtılırken, çok sayıda başarı hikayesine de yer veriliyor. Sektörelçözümleriyle öne çıkan Oracle iş ortakları, Oracle uzmanları ve ilgili sektörlerden kuruluşların BT yöneticileri ile iş tarafındaki yöneticilerini bir araya getiren etkinliklerin ortak teması olan “dijital dönüşüm” üzerine, Oracle Finansal Hizmetlerden Sorumlu Satış Direktörü Işıl Kılınç Gürtana ile bir söyleşi gerçekleştirdik. Sohbetimize dijital dönüşümün tanımı ile başlayan Gürtuna, bu dönüşümde CIO’ların rolü üzerine de bilgiler verdi.

Dijital Dönüşüm Nedir?

IŞIL KILINÇ GÜRTUNA: Dijital değişimi; dijital, sosyal, mobil ve yeni teknolojileri kullanarak, müşterilere ve ekosisteme değer yaratacak, iş süreçlerini geliştirecek ve tüm şirketin yetkinliklerini artıracak yeni iş yapış ve yeni düşünüş şekillerine geçiş süreci olarak tanımlıyoruz. Dijital değişim; tüketicilerin, müşterilerin, şirketlerin, değer zincirlerinin, sektörlerin, hatta içinde bulunduğumuz ekosistemin alışılagelen değişim hızından çok daha farklı biçimde değişime maruz kalmasıdır. Bu değişim, şirketlerin stratejilerinde, iş modellerinde, ürün ve hizmetlerinde, müşterilerine yaşattıkları deneyimde, süreçlerinde, organizasyonel yapılanmalarında, karar alma mekanizmalarında, kullandıkları teknoloji altyapılarında ve kurdukları işbirliklerinde kendini gösteriyor.

Dijital Dönüşüm, Bilgi Teknolojileri (BT) sektörü için ne ifade ediyor?

IŞIL KILINÇ GÜRTUNA: Her şeyin değiştiği, iş yapış modellerinin, rekabetin yeniden şekillendiği bir döneme tanıklık ediyoruz. Bugün değişim bir çok firma için bir seçenek değil, müşteri beklentileri ve inovasyon temposu bunu zorunlu kılıyor.

Bu süreçte teknolojinin de tanımı ve konumu değişiyor. Hangi sektöre bakarsak bakalım, işletmeler içerisinde BT birimlerinin önem seviyelerinin operasyonel noktadan stratejik noktaya doğru evrildiğini görmek mümkün. Özellikle Dijital Dönüşüm kavramının gelişimi ile birlikte, BT ekiplerinden beklentiler fazlasıyla yükseliyor.

Dijital dönüşüm firmalara geleceği sunuyor, onların daha rekabetçi olmalarını sağlıyor. Yeni teknolojiler firmalara sadece kendi ortamlarını, müşteri ihtiyaçlarını ve kendi iş alanlarını daha iyi anlamalarına değil, sahip oldukları tüm varlıklardan daha iyi yararlanabilmelerine imkan veriyor. Çalışanlarının, tedarik zincirinin, prosedürlerinin veya ürünlerinin, en yeni ve en iyiyi kullanabilmelerini mümkün kılıyor.
Dijital dönüşüm her departmana yeni açılımlar getiriyor. Organizasyonlar ve departmanlar arası bilgi paylaşımı, daha iyi karar verebilme yeteneği kazandırıyor. Kurumsal yapı, hem çalışanlar hem de müşteriler için en verimli hale geliyor. Dijital dönüşüm, iş yapış şekillerindeki limitleri aşmaya, alışkanları kırmaya yardım ediyor. Bu alışkanlıklar, teknik, geçmişe yönelik veya prosedür bazlı olsalar bile…

Örnek verecek olursak; insan kaynakları için dijital dönüşüm, yeni adaylar ve mevcut çalışanlar ile ilgili daha detaylı bilgiye sahip olmaları anlamına geliyor. İK ekibi yeni adaylarla daha iyi iletişim kuruyor, departmanlar arası bilgi akışının yönetimi kolaylaşıyor.
Kurumunuz için en önemli varlığınız olan çalışanlarınızı firmaya ait diğer varlıklarla aynı dijital ortamda bir araya getirip değerlendirebildiğinizi hayal edin. Özetle, dijital dönüşümün en büyük avantajı, daha iyi daha verimli karar alabilmeyi sağlamasıdır. Bu kadar çıktıyı aynı anda değerlendirebilmek, en sonunda maliyetlere de olumlu yönde yansıyacaktır.

Bu süreçte teknoloji ekiplerinden beklentileri örneklendirebilir misiniz?

IŞIL KILINÇ GÜRTUNA: Altyapı teknolojilerinin gelişimi ile birlikte kurumlar gerçek zamanlı olarak sahadaki operasyonlarını takip edebilir hale geliyor. Mobil teknolojilerle, satış ve servis hizmetleri alanındaki saha personelinin daha etkin şekilde sonuçlar üretebilmesi sağlanıyor. Diğer taraftan, bilgi ekonomisi kapsamında yeni petrol olarak ifade edilen verinin analitik işlemlere tabi tutulmasıyla ortaya çıkarılabilecek yeniliklerin, hayallerimizin bile ötesine geçebileceğini anlıyoruz. Son olarak, ama kesinlikle öncelik sırasında başta yer aldığını unutmadan, bulut bilişimin iş yapış biçimlerini yeni baştan şekillendireceğini ve verimliliği inanılmaz ölçülerde artıracağını^da biliyoruz. Bu bilgiler, teknoloji ekiplerinden neler beklendiğini ve beklentilerin nasıl yükseldiğini açıkça ortaya koyuyor.

Dijital dönüşümde CIO’ların rolü nedir?

IŞIL KILINÇ GÜRTUNA: Kurumlarda, dijital olgunluk ve dijital strateji arasında önemli bir korelasyon olduğu görülüyor. Bu kapsamda net ve anlaşılır bir dijital stratejiye sahip olmanın öneminin, Türkiye’de faaliyet gösteren şirketler tarafından net bir şekilde anlaşıldığını gözlemliyoruz.

Yapılan araştırmalarda, “stratejinin net ve anlaşılır olması” kurumsal dijital dönüşümün başarısında en önemli etken olarak görülürken, dijital olgunlaşmanın önündeki en önemli engel ise “stratejinin eksikliği” olarak görülüyor. Aynı araştırmalara göre dijital dönüşüm, Türkiye’de üst düzey yöneticiler tarafından destekleniyor. Katılımcıların %90’ı, şirketlerinde dijital dönüşüm sürecinin liderliğinin üst düzey yöneticiler tarafından üstlenildiğini söylüyor. Şirketlerin %40’a yakını sürece teknoloji birimleri tarafından liderlik edildiğini, %20’si ise gelecekte de bu birimlerin liderlik etmesini planladıklarını belirtiyorlar.

CIO’lar, CEO’ların istediği dijital platforma sahip işler kurmak, dönüşüm ve yenilik programlarına önderlik etmek ve BT analizlerinin ötesinde yeniden yapılanmayı sağlamak üzere gelişen teknolojilerin dağıtımını gerçekleştirmek gibi taleplere cevap verebilmek için ciddi bir mücadele veriyorlar. CIO’ların her iş kolu ile beraber çalışarak, uzun soluklu bir yapıyı anlamlı bir şekilde organize etmesi gerekiyor. Firmanın ihtiyacı olan gerekli kaynakları iyi anlamak ve firmanın başarısı için bunu iyi bir şekilde yönetmek durumundalar. Bunların yanı sıra dijital dönüşüm için teknik kararları almak bazen çok karmaşık olabiliyor. Bu nedenle gerekli ortaklıkların kurulması ve taahhütleri  sağlanması da gerekiyor.

Dijital dönüşümde en önemli faktörler nelerdir?

IŞIL KILINÇ GÜRTUNA: Dijital stratejinin net ve anlaşılır olması, dijital olgunluk seviyesi ve şirketin içinde bulunduğu sektör ile yüksek oranda ilişkili. Yapılan araştırmalar, dijital olgunluk seviyesi gelişimlerinin erken safhalarında olan firmaların yalnızca %15’inin organizasyonlarının net ve anlaşılır bir dijital stratejisi olduğunu gösteriyor. Bunun yanı sıra Makroekonomik faktörler, yetenekli insan kaynağı ve dijital teknolojiler en önemli şirket dışı gelişmeler olarak ortaya çıkıyor. Aynı zamanda dijital teknolojilerin operasyonel verimlilik ile veri ve veri analitiği alanlarında öncelikli değer yarattığı düşünülüyor.

Oracle dijital bir firma olmak içinneler yapıyor ?

IŞIL KILINÇ GÜRTUNA: Biz süreçlerimizi basitleştirmeyi, çalışanlarımızı yetkilendirmeyi ve kendi sistemlerimizi kullanarak müşterimizin ihtiyaçları ile buluşmayı hedefliyoruz.

Örnek vermek gerekirse; Oracle olarak yeni duyurduğumuz hızlandırılmış satın alma süreç yönetim uygulamamızı, tüm sözleşme süreçlerimizi yeniden düzenleyerek, geleneksel süreçlere bağlı kalmayarak ve bulut teknolojilerimizi kullanarak, müşterimizin en detay ihtiyaçlarını düşünerek tasarladık. Dijital teknolojiyi kullanarak çalışanlarımızı yetkilendirdik. Onlar da bu yetkiyi müşterilerine onların ihtiyaçlarını daha iyi karşılamakta kullanabilir duruma geldiler. Müşteriler de kendi ihtiyaçlarına ve organizasyonlarında verimliliğe odaklanabilir bir noktaya ulaştılar.

Oracle’ın sağladığı dijital dönüşüm çözümleri nelerdir?

IŞIL KILINÇ GÜRTUNA: Dijitalleşmenin en büyük ve kaçınılmaz sonucu olarak dijitalleşen ürün ve hizmetlerin ürettiği verileri düşünmek gerekir. Dijitalleşmeyle hayatımıza giren verilerin hem mimari hem de maliyet olarak en uygun ortamda saklanması, analiz edilerek aksiyon alınabilir çıkarımlar yapılması, işletmelerimiz için hayati derecede önemli. Oracle, dijital veriyi en doğru ortamda saklamanıza, kurumsal verinizle entegre şekilde kullanmanıza ve gerçek zamanlı analitik projelerde faydalanmanıza olanak sağlayacak uçtan uca bir veri yönetim mimarisi sunuyor.

Kurumunuza ait her verinin değerli olduğu anlayışıyla, dijital verinizi de kurumsal veriniz kadar yüksek güvenlik standartlarında değerlendiriyor ve süreçlere dahil ediyor. Alışageldiğiniz tüm Oracle güvenlik çözümlerimiz, dijital dönüşümle gelen yeni jenerasyon veri yönetimi ortamlarınıza da entegre ediliyor.

Dijitalleşen ürün ve hizmetlerinizin müşteriye dokunduğu noktada, amacımız bu hizmetleri müşteriyle olan iletişimi geliştirme ve kârlılığı arttırmaya yönelik bir faydaya dönüştürmektir. Müşterinin tüm dijital kanallardaki verisini bir araya getirerek daha kişiselleşmiş sonuçlar üretmek, müşteriyi hem kurum içi hem kurum dışı tüm deneyimleriyle değerlendirmek, şirket karlılığını arttırmada önemli rol oynar. Oracle dijital dünyada müşteri deneyiminizi arttıracağınız, pazarlama kampanyalarının kişiselleştirileceği, verinizin üçüncü parti verilerle zenginleştirileceği uçtan uca “Müşteri Deneyimi” çözümleri sunuyor.

Dijital müşteri deneyiminin bileşenleri IoT (nesnelerin interneti), büyük veri, bulut ve sosyal veri için tek bir mobil temas noktası sağlanması, verinin değere dönüşmesi sürecinde tüm müşterilerimizin öncelikli taleplerinden biridir. “Oracle Mobil Bulut Hizmetleri” sayesinde, mobil uygulama geliştiriciler zamandan kazanarak, dijitalleşme sürecindeki en önemli ihtiyaçlardan biri olan mobil uygulamaları hızlı bir şekilde geliştirebiliyor ve kullanıma sunabiliyorlar.

Dijital dönüşüm süreçlerindeki tartışmalardan belki de en önemlisi, hızla büyüyen verinin BT birimleri üzerinde yaratacağı ek iş yükü olarak karşımıza çıkıyor. Uçtan uca tüm çözümleri bulut ortamında da sağlamaktaki gayemiz, dijital olarak büyüyen verinin yönetimsel bir iş maliyeti olmaktan çıkarılması ve hem BT hem de iş ekiplerinin tüm zamanını veriden değer yaratmaya ayırabilmesidir.

Oracle’ın bulut bilişime ne kadar önem verdiğini biliyoruz, bu konuda sizin düşünceleriniz nelerdir?

IŞIL KILINÇ GÜRTUNA: Bulut bilişim teknolojileri, işletmelerin yenilikçilik, etkinlik ve verimliliklerini maksimize ederek rekabet avantajı elde etmelerini sağlayacak önemli bir konsept olarak karşımıza çıkıyor. Mevcut durumda, kendi ortamlarında kurgulamak ve yaşatmak zorunda kaldıkları bilişim altyapılarını ve bunlara ilişkin sorumluluklarını güvenilir bir bulut hizmet sağlayıcısına devretme fikri, işletmelerin daha yalın hale gelerek tüm odaklarını faaliyet alanlarında değer yaratmak üzerine yoğunlaştırabilmelerine yol açıyor.

Oracle’ın bulut bilişim alanındaki gelişimini nasıl değerlendirirsiniz?

IŞIL KILINÇ GÜRTUNA: Bulut yolculuğunda Oracle’ı benzersiz kılan bazı özellikler olduğunu düşünüyorum. Bunların başında, bulut hizmetleri sağlayıcısı olarak en geniş portföye sahip olmak geliyor. Portföy genişliğini iki boyutta düşünmek gerekli; dikey olarak çok farklı nitelikteki hizmetler, yatay olarak çok farklı formda müşterilerin ihtiyaçlarına göre sunulabiliyor. Oracle, yenilikçi uygulamaları, optimize edilmiş platformları ve yüksek performanslı altyapıları hizmet olarak tek bir noktadan sunabilen ender oyunculardan. Diğer taraftan, geliştirmiş olduğu teknolojileri ve tasarlamış olduğu uygulamaları hizmet olarak müşterilerine sunarken de birden çok tüketim modelini (açık, özel veya hibrit) müşterinin tercihine bırakabiliyor.

Etiketler

Yorum Sırası Sizde (0)

İlker Tabak Ankara SohbetiAnkara Bölgesi Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Cem Şatana, Türkiye Bilişim Derneği Yönetim Kurulu Başkanı İ.İlker Tabak ile görüştü. Söyleşide Türkiye bilişim sektörü ve teknoloji dünyası mercek altına alınarak, 2016 Mayıs ayında açıklanan 2015 verileri ışığında bazı değerlendirmeler paylaşıldı.

Sayın Tabak, Türkiye’deki bilişim sektörünün durumu ve küresel ölçekteki yeriyle ilgili sizin görüşlerinizi rica edebilir miyiz?

İ. İLKER TABAK: Bilişim Sanayicileri Derneği (TÜBİSAD) tarafından Mayıs 2016’da açıklanan 2015 yılı “Bilgi ve İletişim Teknoloji Sektörü Pazar Verileri”ne göre sektör, bir önceki yıla oranla TL bazında yüzde 18 büyümeyle 83,1 milyar TL büyüklüğe ulaştı. 2015 yılı, daha çok kurumların hızlı gelişen teknolojiyi ve sayısal dönüşüm stratejilerini konuştukları ve planladıkları bir yıl oldu. İstihdam gücünü 113 bin kişiye çıkaran sektörün toplam ihracat rakamı önceki yıla göre iki kat artarak 2,2 milyar TL’ye yükseldi. Kalkınmanın yolunun bilişim teknolojilerinden, özellikle de yazılımdan geçtiğini biliyoruz. Ülkemizde bilişim sektörünün gelir getirici en önemli bileşeninin yazılım pazarı olduğunu rakamlar da gösteriyor. 2015 yılında gerçekleşen toplam ihracatın yüzde 60’ının, 1.360 milyar TL ile yazılımdan gelmesi bu nedenle dikkate değerdi. Yazılım ihracatı önceki yıla oranla yüzde 49 büyüdü. Yazılımdan elde edilen cironun yüzde 14’lük kısmı ise ihracattan geldi. Toplam ihracatın yüzde 30’u teknokentlerden gerçekleşti. TÜBİSAD verilerine göre, en fazla ihracat yapılan ülkeler Azerbaycan, Amerika Birleşik Devletleri, Kuzey Kıbrıs Türkiye Cumhuriyeti, İngiltere ve Birleşik Arap Emirlikleri oldu. Küresel ölçekteki yerimize gelince; dünyada BT pazarı büyüklüğü 4 milyar 384 milyon ABD Doları seviyesinde. Ülkemizin dünya pazarındaki payı ise %0,8 civarında. Dünya nüfusunun %1’ini oluşturduğumuz düşünüldüğünde bu payın yeterli olmadığını, yükseltmemiz gerektiğini görüyoruz.

Bildiğiniz üzere bilişim sektörü hızla gelişmekte olan bir sektör ve elektronik iletişimin yaygınlığı gittikçe artıyor.Sizce bu gelişim nereye doğru ilerliyor?

“2015 yılında gerçekleşentoplam ihracatın yüzde 60’ı,1.360 milyar TL ile yazılımdangeldi. Yazılım ihracatı önceki yıla oranla 2015’te yüzde 49 büyüdü.Yazılımdan elde edilen cironunyüzde 14’lük kısmı ise ihracattan geldi. Toplam ihracatın yüzde 30’uteknokentlerde gerçekleşti. TÜBİSAD verilerine göre, en fazla ihracatyapılan ülkeler Azerbaycan, AmerikaBirleşik Devletleri, Kuzey Kıbrıs Türkiye Cumhuriyeti, İngiltere ve Birleşik Arap Emirlikleri oldu.”

İ. İLKER TABAK: Artan internet kullanımı ile iletişimin önemi daha fazla ortaya çıktı. İnternetin ucuzlaması ve nesnelerin interneti (IoT) uygulamalarının yaygınlaşması, bulut bilişim teknolojilerinin gelişmesini hızlandırdı. Bulut bilişim, nesnelerin interneti ve büyük veri, geleceğin vazgeçilmez çözüm bileşenleri olarak bugünden yerini almaya başladı. 2020 yılında birbiri ile konuşan milyarlarca cihaz, bu iletişimin bir parçası olarak yaşamımızda yerlerini alacaklar. Yenilikçi yaklaşımlar sürdükçe, bilişim ve iletişim alanında da gelişmelerin devam etmesi kaçınılmaz.

Dünya’da yazılımın öncüleri ABD, Hindistan, İsrail vb. olarak biliniyor.Sizin bu konudaki geniş tecrübelerinize istinaden, Türkiye olarak bizim de bu seviyelere ulaşabilmemiz veya ihracatımızı arttırabilmemiz için neler yapılması gerekiyor?

İ. İLKER TABAK: Sektörün dışına çıkıp Türkiye’nin ihracat rakamlarına baktığımızda, ihracat miktarının artmasına rağmen miktar başına elde edilen ihracat gelirlerinin azaldığı görülüyor. Ortalama ihracat tutarımız 2014 yılında kilogram başına 1,59 ABD Doları iken 2015 yılında 1,44 ABD Doları’na ve 2016 yılı Kasım ayı itibariyle 1,30 ABD Doları’na inmiş durumda. Yani, daha çok malımızı, daha ucuza satıyoruz. En pahalı ihraç malımız otomotivde ve kilosu 16,5 ABD Doları’na ihraç ediliyor. İkinci sırada olan hazır giyim ve tekstil sektöründe ise malımızın kilosu 6,5 ABD Doları. Kendimize şu soruyu sormamız gerekiyor: “Katma değeri yüksek olan bilişim teknolojilerinin, özellikle de yazılımın kilosu kaç ABD Doları’dır?” Kalkınmanın anahtarının bilişimde, yazılımda, özellikle de yerli yazılımda olduğu çok açıktır. Kendi mühendislerimizce, kendi insan gücümüzle ürettiğimiz, milli ve yerli yazılım sistemlerimizi, özellikle kamu kurum ve kuruluşlarında, kullanmak, yazılım ihracatını artırmak için ön koşuldur. Çünkü kullanmadığınız bir ürünü satamazsınız. Yerli yazılım ve bilişim ürünlerinin kullanımının artması aynı zamanda siber güvenlik için de önemlidir. Cari açığın kapanmasında da büyük rolü olan yerli bilişim çözümlerinin üretilmesinde görev alan yetenekli ve nitelikli uzmanlarımız var. Ülkemizin iletişim altyapısı ve nitelikli uzmanları ile bilişim alanında güçlü potansiyeli var. Sektör paydaşları olarak bu potansiyeli canlandırmak için birlikte hareket etmeliyiz. TBD olarak buna öncülük etmeye, üzerimize düşeni yapmaya hazırız.

Bilişim sektörü için, öğrencilikten firmalara adaptasyon sürecine kadarki süreçte, nitelikli elemanlar yetiştirebilmesi adına, sizce daha fazla neler yapılmalıdır?

İ. İLKER TABAK: Firmalar deneyimli uzmanlar ararken, öğrenciler staj dışında deneyim sahibi olmadan iş yaşamına başlıyorlar. Uzun dönem stajları ile işveren ve öğrencinin birbirini tanımasını sağlayan uygulamalar yaygınlaştırılabilir. İşbaşında eğitim olanakları için sektör firmaları ile üniversiteler arasında eğitim işbirlikleri kurulabilir. Eğitmen olarak görev yapacak firma uzmanlarına, giderleri karşılığında üniversiteler tarafından destek bedelleri ödenmelidir. Bu konuda STK’larla işbirliği yapılmalıdır. Biz TBD olarak genç grubumuzu böyle bir istek üzerine 20 yıl önce kurduk.

Üst seviyede sorumlu bir yönetici olarak sizin şahsi fikrinizi almak isteriz; bir üst düzey yönetici Bilişim’den, bilgi teknolojilerinden (BT) tam olarak ne bekler?

İ. İLKER TABAK: Bir yönetici, kurumuna yönelik kararları alırken verilerden yola çıkmak durumundadır. Verilerin ışığında hareket etmeyen bir yönetici düşünülemez. Çünkü, ölçemediğiniz bir şeyi yönetemezsiniz. Bu nedenle yöneticiler, doğru ve güncel verilere erişmek isterler. BT departmanlarının asli görevi de verileri analiz eden sistemleri çalışır durumda tutmak olmalıdır. Yöneticilere ve kullanıcılara bilgi işlem danışmanlığı vererek, değişik olanakların varlığını anımsatarak, işletmedeki verimliliğin yükselmesine hizmet etmelidir. Bilgisayar okur-yazarlığını artırıcı önlemler ile yalnızca yöneticilerin değil, tüm kullanıcıların topyekûn verim artışını desteklemelidir.

Sizce Bilişim Bakanlığının kurulması gerekli midir?

İ. İLKER TABAK: Disiplinler arası bir uğraş olan bilişim konusunda devletin en üst iradesince sağlanacak sahiplik önemlidir. “Bakanlık” burada bu sahipliği belirten anahtar sözcük olup farklı bir organizasyon ile de bu sağlanabilir. Önemli olan sahipliğin sağlanmasıdır.

TBD’de önümüzdeki günlerde seçimler olacak. Son olarak sormak isteriz; başkanlığınız süresinde yapmak isteyip de yapamadığınız ve yeni yönetimde özellikle takibini yapacağınız neler var?

İ. İLKER TABAK: TBD şubelerinden başlayarak genel kurullarımızı yapıyoruz. Mart ayı sonunda da merkez genel kurulu ile yeni bir dönem başlayacak. Sürekliliğin sağlanması noktasında yönetimler arasında yumuşak geçişi sağlayacak mekanizmaların oturtulması önemlidir. TBD, kamuya hizmet etmek üzere bir araç olarak görülmelidir; amaç olarak değil. Ülkeye hizmet etmek isteyen gönüllülerin bunu yaparken işbirliği içinde, işbölümü yaparak çalışmalarını elbirliği ile sağlamalıyız. Otuzun üzerinde sektör STK’sı var. Bunlar uzmanlıklarına göre çalışmalarını işbirliği içinde sürdürmeliler.

En önemlisi, gençlerin yönetime katılmasını sağlamalıyız. TBD 45 yaşında bir örgüt olarak kurumsal kimliğini geliştirmeye devam etmelidir. Geçtiğimiz yıl aldığımız ISO 9001 belgesi ile perçinlediğimiz kurumsallığımızı sürdürmeliyiz. TBD, projelerin derneği olmalı. Çocuklara, ev hanımlarına, yaşlılara, işitme engellilere dönük projeler devreye alınmalı. TBD Sivil Toplum Akademisi ile bilişim konusundaki bilinçlendirme çalışmaları da yaygınlaştırılmalı. Sertifikalandırılmış bilişim okur-yazarlığı için, Avrupa Bilgisayar Okur-yazarlığı Yetkinlik Sertifikası (ECDL) konusunda devlet ile işbirliği yapılarak kurumsal adımlar atılmalı.

Verdiğiniz bilgiler için teşekkür ederiz.

Etiketler

Yorum Sırası Sizde (0)

“En iyi Bulut Platform
Hizmeti, teknoloji konusunda yetersiz olan
bir kişinin bile kolayca anlayabileceği araçlarla
birçok farklı analitik uygulamaya erişim imkanı verir.”

İstatistik konusunda sıkça söylenen meşhur bir söz: “Üç tür yalan vardır: Beyaz yalanlar, kötücül yalanlar ve istatistikler”. İstatistiklere dayanarak her şeyi savunabilirsiniz ve karşıt bir argüman ileri sürmek de kolay değildir. Ancak istatistikler, “güçlendirme” amacıyla çok işimize yararlar. Farklı istatistikleri bir araya getirdiğinizde bilgiye, iyi bir şekilde yorumlayabildiğinizde de derin bir bilgi kaynağına ulaşabilirsiniz. Bulut Platformu hizmetleri ile daha etkin bir hale dönüştürülen servisler, size bilgiyi sunmak için oradadırlar. Sonuç itibariyle ‘özel’, ‘genel’ ya da ‘hibrit’ yapıda olsun, bir bulutta veri saklamanın amacı, bilgiye erişme imkanlarını genişletmektir. Ancak buluta ilk kez geçtiğinizde bu çok temel ve önemli hususu kolayca gözardı edebilirsiniz. Görüşmeler devam ettikçe buluta geçmenizin asıl nedeni aklınızdan kolayca çıkabilir ve kendinizi Bulut Platform hizmetlerinin sunabileceği farklı seçenek ve alternatifleri düşünürken bulabilirsiniz. Ancak neyse ki bulut stratejileri ile ilgilenen ekipler, her zaman elde edilecek sonuca, yani daha fazla inovasyon, daha yüksek performans ve kârlılık elde etmeye odaklanırlar. Bu da işler hakkında daha fazla bilgi sahibi olmayı öncelikleri haline getirir ki doğru yol budur.

“İyi bir Bulut Platformu Hizmeti, farklı analitik
uygulamalar yoluyla finans ekibine herhangi
bir gelir ve gider kombinasyonuna bir bakışta
ulaşabilme imkanı sunar. İK ekibine belirli bir
tesisteki ve belirli bir dönemdeki personel
sirkülasyonunu takip edebilme olanağı verir. Üst
düzey bir yöneticiye ise sorduğu soruların karşılığını
tek bir toplantıda hemen alabilme şansı tanır…”

BULUT PLATFROM HİZMETİNİN ÖNEMİ

Bilgiyi size Bulut Platform hizmetleri sunmaz. Bilgi, analitik uygulamalardan elde edilir. Bulut Platform hizmetleri sadece temel unsurların bağlandığı ve böylece iş uygulamalarını ve arka plandaki altyapıyı bir araya getiren bir yöntemdir. Bulut Platformu hizmetleri ile etkinleştirilen hizmetler bilgiyi sunar. En iyi Bulut Platform Hizmeti, teknoloji konusunda yetersiz olan bir kişinin bile kolayca anlayabileceği araçlarla birçok farklı analitik uygulamaya erişim imkanı verir. Bu nedenle son kullanıcıların farklı türlerdeki bilgilerin yeni bilgiler elde edebilmek amacıyla nasıl bir araya getirileceklerine zaman harcamamaları gerekir. Bunun yerine kullanıcılara, bu farklı bilgileri kolayca anlayabilecekleri görseller yoluyla birleştirme ve düzenleme imkanı verilmelidir. İşte bu noktada Bulut Platform hizmetlerinin önemi ortaya çıkar. Örneğin veri analistine talep iletip cevabını beklemeye gerek kalmadan istenilen bilgiye erişilir. Bulut Platform hizmetleri, finans ekibine herhangi bir gelir ve gider kombinasyonuna bir bakışta ulaşabilme imkanı sunar. İK ekibine belirli bir tesisteki ve belirli bir dönemdeki personel sirkülasyonunu takip edebilme olanağı verir. Üst düzey bir yöneticiye ise sorduğu soruların karşılığını tek bir toplantıda hemen alabilme şansı tanır…

GELİŞTİRMEK VE DEĞİŞTİRMEK

Bulut Platform hizmetleri, işletmelerekendi ihtiyaçlarıyla ilgili olan bilgileri ve verileri sunan uygulamaları geliştirme ve bu analitik uygulamaları da ihtiyaçlar geliştikçe değiştirebilme imkanı verir. Tabii ki uzmanlık becerileri gerektiren ayrıntılı ve karmaşık analizlerin önemini gözardı edemeyiz. Ancak bu gibi çalışmaları gerçekleştirebiliyor olmak da bulut analitiği araçlarının sunduğu büyük veriye yönelik temel avantajlardan biridir. Üstelik bu analitik türü, düz bir elektronik tablo şeklinde değil de kolayca keşfedilebilecek, düzenlenebilecek ve incelenebilecek yapıda ve güçlü bir görsellikle gelir. Bu zengin görselleştirmeler sayesinde kullanıcılar veri kümelerini gerçek zamanlı olarak düzenleyebilirler. Örneğin, büyük resmi çok yönlü görebilmek için projeyle ilgili değişkenleri ekleyip ve çıkarabilir ya da zaman dizilerini değiştirebilirler. Görselleştirmelere de tıpkı bir dizüstü bilgisayar gibi tablet veya telefondan kolayca erişilebilmektedir. Bu amaçla Bulut Platform hizmetleri kullanmanın güzel bir örneğini, görsel örnekler oluşturabilmek için sadece bir tarayıcı ve elektronik veri tablosuna ihtiyaç duyan Oracle Veri Görselleştirme Hizmeti oluşturur. Bunun için ideal senaryo, verileri herhangi bir kaynaktan -bulut, yerleşik uygulamalar, büyük veri havuzları, Nesnelerin İnterneti kaynakları ve hatta lokal dosyalaralabilecek analitik uygulamalardır. Daha çok ilgili veriyi görselleştirebildiğiniz müddetçe daha doğru kararlar almak mümkün olacaktır. Doğru bilgiler, doğru zamanda, doğru kişilerin elinde olduğu sürece işletmenizle ilgili bilgiler parmaklarınızın ucunda olacak ve uygun operasyonel kararları vermeniz kolaylaşacaktır. Bilgiler bu şekilde demokratikleştikçe de organizasyonunuz kendisini daha iyi anlayabilecek, kavrayabilecek, yenilik ve büyüme planlarını daha etkili bir şekilde uygulayabilecektir.

Etiketler

Yorum Sırası Sizde (0)

BKM İş Zekası Ekibi, ETL süreçlerinin daha efektif çalışacak şekilde yeniden yapılandırılması ve ETL akışlarının mevcut Oracle Warehouse Builder (OWB) uygulaması yerine Oracle Data Integrator (ODI)’da çalışacak şekilde dönüştürülmesini hedefleyen bir projeyi Oracle iş ortağı InspireIT ile birlikte hayata geçirdi. Proje ile birlikte yeni geliştirmelerin devreye alınması süresi kısaldı, ETL süreci daha kolay test edilir ve izlenebilir hale geldi. En önemlisi, BKM’nin geleceğe yönelik planladığı Big Data projeleri için uygun bir ortam yaratılmış oldu.

Sayın Gül, öncelikle kuruluşunuz ve faaliyetleri hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz?

bige gül
Oracle Data Integrator, altyapımıza ve önyüzümüze en uygun ETL çözümüydü. Ayrıca, bu geçişin ardından yapılmasını planladığımız ODS ve Master Data Management projelerinde de hızlı yol alıp kaliteli işler çıkarmamızı sağlayacak bir uygulamaydı. Oracle Data Integrator geçişi ile birlikte yeni devralmış olduğumuz ETL süreçlerine hakimiyetimiz arttı. Yeni geliştirmelerin devreye alınması süresi kısalırken, ODI’ın sağladığı imkanlar sayesinde ETL süreci daha kolay test edilir ve izlenebilir hale geldi. Ayrıca, Big Data projelerimiz için de uygun bir zemin oluşturuldu.

BİLGE GÜL (İş Zekası Birim Müdürü,BKM): Bankalararası Kart Merkezi (BKM), ödeme sistemleri içerisinde nakit kullanımı gerekmeksizin her türlü ödemeyi veya para transferini sağlayan veya destekleyen sistem, platform ve altyapıları oluşturmak, işletmek ve geliştirmek üzere, 1990 yılında 13 kamu ve özel Türk bankasının ortaklığıyla kuruldu. Kredi kartı ve banka kartı hizmeti veren bankalar arasında uygulanacak prosedürleri geliştirmek, standardizasyonu sağlamaya yönelik çalışmalar yaparak kararlar almak, Türkiye genelinde uygulamalar ile yurt içi kuralları oluşturmak, bankalar arasındaki takas ve hesaplaşmayı yürütmek, yurt dışı kuruluş ve komisyonlarla ilişkiler kurmak ve gerektiğinde üyelerini bu kuruluşlarda temsil etmek, halen her banka tarafından devam ettirilen işlemleri daha güvenli, süratli ve daha az maliyetli tek bir merkezden yürütmek, BKM’nin ana faaliyetleri arasında yer alıyor. BKM, son dönemde ulusal bir kartlı sistem kurarak, Türkiye’de faaliyet gösteren banka ve diğer finansal kuruluşların, “Türkiye’nin Ödeme Yöntemi” kelimelerinin kısaltması olan “TROY” markası altında kart ihraç ve kabul etmelerini sağlamak üzere gerekli faaliyet izni hazırlıkları ve diğer çalışmaları da başlatmış bulunuyor. BKM bunun yanı sıra Türkiye’nin Dijital Cüzdanı BKM Express, Ödeme Geçidi, TechPOS gibi diğer yenilikçi uygulamalarla da ödeme sistemlerine katkı sağlamaya devam ediyor. Vizyonumuz, nakitsiz ödemelerde geleceğin deneyimini yaşatmaktır. Verimli operasyonları ve yüksek işlem hacmi ile dünyada alanında örnek gösterilen bir kuruluş olarak; üyelerimize, perakende sektörüne, kamuya ve bireylere ödeme sistemleri konusunda en iyi hizmeti sunmak için, uygun teknolojik altyapıları kullanıyoruz.

Oracle teknolojileri bu altyapı üzerinde nasıl konumlanıyor?

Kasım 2015 sonunda başlatılan proje, sistem kurulumu, geçiş testi, uyumsuz haritaların tekrar yazılması, birim testleri, performans testleri, performans iyileştirmeleri, ‘preprod’ geçişi ve son olarak da canlı sistem geçişi olmak üzere faz faz yürütülerek Nisan 2016 sonunda başarıyla tamamlandı.Projenin başarısında büyük veri işleme deneyimimiz ile birlikte doğru Oracle teknolojilerinin kullanılmasının ve BKM ile iyi bir ekip çalışması yürütmüş olmamızın büyük önemi olduğunu düşünüyorum

BİLGE GÜL: Sorumlu olduğum iş zekası ve veri ambarı tarafında uçtan uca Oracle çözümleri kullanıyoruz. Önyüzde Oracle İş Zekası (OBIEE), ETL aracı olarak Oracle Data Integrator (ODI) ve veri ambarı sunucusu olarak da Oracle Exadata bütünleşik sistemini kullanıyoruz.

Proje öncesinde ihtiyaçlarınız nelerdi? Hangi konularda çözüm arıyordunuz?

BİLGE GÜL: Proje, ETL süreçlerinin daha efektif çalışacak şekilde yeniden yapılandırılması ve ETL akışlarının mevcut Oracle Warehouse Builder (OWB) uygulaması yerine Oracle Data Integrator (ODI)’da çalışacak şekilde dönüştürülmesini hedefliyordu. Bununla birlikte şirket içi süreçlerin de dönüştürüldüğü bir proje olarak ilerledi. Ekip olarak veri ambarı uygulamasını yeni devraldık. ODI öncesinde kullanılmakta olan Oracle Warehouse Builder konusunda tecrübemiz yoktu. Ekip olarak aldığımız ODI eğitiminin ardından, geçiş projesine başladık. Bu süreçte hem bilgi birikimimizi artırmayı hem de OWB ile artık sunulmayan Premier Destek olanağını ODI ile yeniden elde etmeyi hedefledik.

Oracle iş ortağı InspireIT ile nasıl bir araya geldiniz? Projeye başlama ve yürütme süreciniz hakkında bilgi verir misiniz?

Telekomünikasyondan
üretime, havacılıktan kamu
sektörüne uzanan geniş bir
yelpazede yer alan müşterilerimiz
için, 10 yılı aşkın bir süredir Veri
Ambarı ve İş Zekası raporlama
projelerini hayata geçiriyoruz.
Finans ve mobil ödeme sistemleri
gibi büyük verinin hızlı ve doğru
şekilde işlenmesinin hayati
öneme sahip olduğu sektörlerdeki
raporlama ihtiyaçlarının, mevcut
bilgi birikimimiz ve deneyimimiz
ile çok iyi örtüştüğünü gördük
ve bu alana yatırım yaptık.
Finans sektörünün merkezinde
yer alan ve birçok kurumun
örnek aldığı BKM’de hayata
geçirilen bu başarılı proje, bizim
için bu alandaki deneyimimizi
aktarabildiğimiz çok değerli
bir örnek oldu.

BİLGE GÜL: InspireIT daha önce BKM ile çalışmış ve olumlu sonuçlar almış bir firma. ETL konusuyla ilgili deneyimlerini dinlemek üzere kendileri ile iletişime geçtik. InspireIT’nin deneyim ve bilgi birikimi projedeki ihtiyaçlarımızla örtüşüyordu. Onlar bize deneyimlerini, biz de onlara BKM İş zekası ve veri ambarı yapısını aktardık, ihtiyaçları birlikte belirledik. InspireIT tüm isterlerden yola çıkarak bir proje planı
hazırladı. Bu proje planını, BKM yazılım geliştirme süreçlerinde kullandığımız Scrum metodolojisini uygulayarak hayata geçirdik.

Neden Oracle teknoloji ve ürünlerini tercih ettiniz?

BİLGE GÜL: Oracle Data Integrator, altyapımıza ve önyüzümüze en uygun ETL çözümüydü. Ayrıca, bu geçişin ardından yapılmasını planladığımız ODS ve Master Data Management projelerinde de hızlı yol alıp kaliteli işler çıkarmamızı sağlayacak bir uygulamaydı.

Proje sonrasında hangi faydaları elde ettiniz?

BİLGE GÜL: Oracle Data Integrator geçişi ile birlikte yeni devralmış olduğumuz ETL süreçlerine hakimiyetimiz arttı. Bunda ODI uygulamasını öğrenme eğrisinin kısa olmasının etkisi büyük oldu. Yeni geliştirmelerin devreye alınması süresi de kısalmış oldu. Ayrıca ODI’ın sağladığı imkanlar sayesinde ETL süreci daha kolay test edilir ve izlenebilir hale geldi.

Bu projeden hareketle yeni projeler, geleceğe yönelik planlarınız var mı? Neler?

BİLGE GÜL: ODI uygulaması yol haritamızda olan ODS ve Master Data Management projelerinde de hızlı yol alıp kaliteli işler çıkarmamızı sağlayacak bir uygulama. ODS projesi kapsamında da InspireIT’den danışmanlık almaya devam ediyoruz.

Projede yer alan Oracle iş ortağı InspireIT için bu projenin önemi nedir?

HAKAN UĞURTAY (Yönetici Ortak, InspireIT): InspireIT olarak kurulduğumuz 2003 senesinden bu yana Oracle teknolojileri alanında yazılım ve danışmanlık hizmetleri sunuyoruz. Telekomünikasyondan üretime, havacılıktan kamu sektörüne uzanan geniş bir yelpazede yer alan müşterilerimiz için, 10 yılı aşkın bir süredir Veri Ambarı ve İş Zekası raporlama projelerini hayata geçiriyoruz. Bu kapsamda süreçlerin tasarlanmasından ETL uygulamalarının ve raporlama yapılarının geliştirilmesine kadar, uçtan uca çözümler sunuyoruz. Finans ve mobil ödeme sistemleri gibi büyük verinin hızlı ve doğru şekilde işlenmesinin hayati öneme sahip olduğu sektörlerdeki raporlama ihtiyaçlarının, mevcut bilgi birikimimiz ve deneyimimiz ile çok iyi örtüştüğünü gördük ve bu alana yatırım yaptık. Finans sektörünün merkezinde yer alan ve birçok kurumun örnek aldığı BKM’ye hizmet vermiş olmak ve birlikte başarılı bir proje ortaya çıkarmak bu nedenle bizler için çok önemliydi.

Projeye başlama ve yürütme süreciniz hakkında bilgi verir misiniz?

BKM Türkiye’de ödeme sistemlerinde yenilikçi uygulamaları hayata geçirerek, işlem hacmi ve verimli çalışmaları ile çok kritik bir konumda olup, Oracle için de aynı ölçüde özeldir. Her zaman kararlarını uzun vadeli, doğru stratejiler ile vererek Oracle teknolojilerini kullanmakta ve maksimum verim alacak şekilde çalışmaktadır. Öncü ve başarılı projelerinde teknoloji sağlamaktan büyük gurur duyarak; önümüzdeki dönemde de başarılı iş ortağımız InspireIT ile birlikte BKM ekibi ile çalışmalarımızı sürdürüp heyecan verici projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz.

HAKAN ERGÜN (Yönetici Ortak, InspireIT): Daha önce Oracle Warehouse Builder (OWB) uygulamasında oluşturulan ETL akışlarının Oracle Data Integrator (ODI)’da çalışacak şekilde dönüştürülmesini ve ETL süreçlerinin yeniden yapılandırılmasını hedefleyen bu proje ile şirket içi süreçler de dönüştürüldü. Kasım 2015 sonunda başlatılan proje, sistem kurulumu, geçiş testi, uyumsuz haritaların tekrar yazılması, birim testleri, performans testleri, performans iyileştirmeleri, ‘preprod’ geçişi ve son olarak da canlı sistem geçişi olmak üzere faz faz yürütülerek Nisan 2016 sonunda başarıyla tamamlandı.

Proje kapsamında yaklaşık 120 yeni ETL map ve 70 prosedür yeniden yazılarak, Oracle tarafından desteği kalkmakta olan bir ETL aracından, daha etkin, güncel ve görsel bir ETL aracına geçiş yapılmış oldu. Var olan yapıda iyileştirmelere ihtiyaç duyulan noktaları BKM ekibi ile birlikte belirledik. Yapılan aktarımlarla birlikte BKM’nin veri ambarı konusundaki bilgi birikiminin geliştirilmesi ve veri ambarı işletiminin BKM İş Zekası ekibine devri sağlanmış oldu. Projenin başarısında, başta BKM ile iyi bir ekip çalışması yürütmüş olmamızın, büyük veri işleme deneyimimizin ve Oracle teknolojilerinin kullanılmasının büyük önemi olduğunu düşünüyorum.

Oracle iş ortağı olmanın ayrıcalıkları ve faydaları hakkında neler düşünüyorsunuz?

HAKAN UĞURTAY: Oracle iş ortağı olmanın sağladığı en önemli ayrıcalığın, Oracle vizyonunu paylaşabilmek olduğunu düşünüyorum. Kurulduğumuzdan bu yana Oracle iş ortağıyız, Oracle anlayışı ve yol haritaları her zaman doğru bir iş ortaklığı yaptığımızı kanıtlar nitelikte olmuştur. Oracle’ın geniş ürün yelpazesi sayesinde müşterilerimize uçtan uca çözümler sunarak, tüm ihtiyaçlarını sağlayabiliyoruz. BKM, Oracle Data Integrator 12c geçişi sonrası, Oracle İş Zekası ürün ailesi ile metadata yönetimi ve ‘Kaynak sistem-Oracle BI’ etki analizlerinin yapılabildiği bir alt yapıya da sahip oldu. En önemlisi, projenin hayata geçmesi ve Oracle Data Integrator kullanımıyla birlikte, BKM’de Big Data projelerinin de önü açılmış oldu.

Etiketler

Yorum Sırası Sizde (0)